Kardeşim Adnan'ın paylaşımı hem Rahmetli Şeref Saral'ı
hem de Cem Ersever'i hatırlattı.
Sefer amcanın üç erkek oğlundan biriydi Şeref.
Bizim Adanın da kankası!
2017'nin Aralık ayında kaybettik onu...
Kardeşim Adnan onu şöyle anlatmıştı:
"Cesur Yürek, iyi bir dost...
Bazı insanlar vardır, hayatımıza dokunur ve izi hiç silinmez.
Şeref Saral da öyle biriydi...
Cesareti, mertliği, dostluğu ve insanlığı unutulmazdır.
Yüreğimizde derin izler bıraktı.
Kimseye zararı dokunmaz, ama dostları için dünyayı karşısına alırdı. Bir gün bana "Adnan, ben kendim için hiç kavga etmedim. Hep arkadaşlarım için kavga ettim" demişti.
Şeref Abi, her zaman dertleşilecek bir limandı.
Başın sıkışsa, yüreğin daralsa, ona koşardın.
Dinlerdi, anlar, omzuna dostça bir el koyardı.
O, mertliği ve adaletiyle farklı bir insandı."
Bizden Rahmet istedi, mekanı cennet olsun ...
**
Şeref ile birlikte 12 Eylül'ün karanlık günleri de geldi aklıma.
Başrolde yüzbaşı (o yıllardaki rütbesi oydu) Cem Ersever...
Astığı astık kestiği kestik biriydi...
Sonradan adı "Beyaz Toros" ile anılmıştı.
Cem tam yetkiyle Türkiye'yi dolaşıp duruyordu...
90'ların karanlık yüzü "Beyaz Toros" onun eseriydi.
12 Eylül Cuma günü tüm dernek yöneticilerini okulun bahçesinde toplamıştı...
1960 ve 12 Mart gibi darbelerin acı yüzünü yaşayan bir gazeteci olarak ben de oradaydım.
Okulun bahçesine topladıklarıyla ilgili bana soru soruyordu.
Çoğu ile ilgili olumlu bilgi verdim.
Haklarında bilgi sahibi olduklarını bana sormuyordu.
Onları 3.Sıkıyönetim Mahkemesi için Erzincan'a gönderiyordu.
At izi it izine karıştığı pis günlerdi.
Fabrika bekçisi Yusuf İhtiyar için olumlu şeyler söyledim.
Polisin biri de aksini söyledi.
Yusuf'un adı birkaç yerde geçince ona Erzincan yolu göründü.
Cem Ersever bana baktı...
"Olamaz" diye tekrar ettim ve o akşam Yusuf'u Erzincan'a gitmekten kurtardım.
O sırada Şeref Saral'ın adı okundu...
Onunla ilgili bana bir şey sormadı...
Şeref samimi bir dost iyi bir vatanseverdi.
**
DR. GÖKHAN GÜNDOĞDU

1