Arınç'ın hırçınlığı

Bülent Arınç nikah töreninde öfke kustu.

Ne söylese içinde bir sitem...

Anlattıklarında bir hesaplaşma...

Dönüp dolaşıp aynı yere geliyor.

Erdoğan'a...

AK Parti'ye...

Geçmişe...

Yıllardır içinde biriktirdiği bir kin var.

Arınç'ın ki eleştiri değil bir hesaplaşma.

Bunu yaparken yol arkadaşlarını hedef alıyor.

Oysa siyaset biraz da vefa işidir.

Dün yan yana olduğunuz insana bunları yaparsanız millet size "Ne değişti" diye sorar!

Türkiye'nin son 20 yılına damgasını vuran bir lideri öfkeyle anlatamazsın.

Arınç'ın hırçınlığı burada sırıtıyor.

Çünkü eleştiri başka...

Kırgınlık başka...

İç hesaplaşma bambaşkadır!

İnsan bazen karşısındakini değil, kendini anlatır.

Arınç'ın sözlerinde bu görünüyor.

Siyasette herkesin bir geçmişi vardır.

Bugün söylenen sözlerle o geçmiş silinmez.

Arkadaşlarınızı yerden yere vurarak hiç silinmez.

Öfkesi büyüdükçe sözlerinin ağırlığı artmıyor.

Tam tersine...

Hırçınlığı arttıkça inandırıcılığı azalıyor

**

Oflu Köksal

Karadeniz insanını uzun uzun araştırmaya gerek yok.

Bir Oflu tanıyın yeter!

İnat eder.

Çalışır.

Yorulur ama durmaz.

"Olmaz" denilince de hafifçe gülümser.

Çünkü kafasında başka bir cümle vardır:

"Dur hele, bir de biz deneyelim!"

Köksal Holoğlu tam da böyle bir adam.

Oflu!

Yani mayası Karadeniz.

Ama hedefi sadece Karadeniz değil.

Romatem sağlık sektöründe büyüyen bir yapının dümeninde.

Hem de öyle "dümen bende, gemi nereye giderse gitsin" anlayışıyla değil.

Rotayı çizerek...

Yelkeni açarak...

Fırtınada geri dönmeyerek!

Romatem'in hikâyesi tam da böyle bir hikaye.

**

Bu iş sadece hastane işletmek değil.

Sağlıkta marka oluşturmak.

Teknolojiye yatırım yapmak.

Rehabilitasyon alanını büyütmek.

Sağlık turizmini geliştirmek.

Türkiye'nin sağlıkta sahip olduğu potansiyeli dünyaya taşımak.

Kısacası...

İşi büyütmek!

Holoğlu'nun farkı da burada.

Bazıları makam koltuğuna oturunca koltuğu büyütür.

Bazıları da oturduğu koltuğun hakkını verir.

Farkı anlamak için fazla uzağa gitmeye gerek yok.

Sonuçlara bakmak yeter.

Romatem'in Türkiye'deki yapılanmasına, sağlık turizmi hedeflerine ve uluslararası açılımına bakın.

**

Karadeniz fırtınası boşuna çıkmıyor!

Adamın kafası belli.

"Türkiye sağlıkta daha ileri gitmeli."

İyi de yapmalı.

Çünkü sağlıkta artık sınırlar eskisi gibi değil.

Dünyanın bir ucundaki hasta, tedavi için başka bir ülkeye gidebiliyor.

Burada mesele sadece hastane yapmak değil.

Güven ve kalite oluşturmak.

İyi hekimleri, iyi teknolojiyi ve iyi yönetimi aynı çatı altında buluşturmak.

Holoğlu'nun yıllardır yaptığı iş bunun üzerine kurulu.

Bir de şu Ofluluk meselesi var tabii...

Oflunun motoru farklı çalışır.

Biri:

"Bu iş zor."

Oflu:

"Kim demiş"

Biri:

"Bütçe lazım."

Oflu:

"Çalışırız."

Biri:

"Rakip çok."

Oflu:

"Biz de varız!"

Biri:

"Yurt dışı mı"

Oflu'nun gözleri parlar: