Nereden başlasak bilemiyorum... Adamın biri cankurtaran şirketi kurmuş, sonra sandalyeye oturmuş ve demiş ki, "Şimdi bana ağaçtan düşecek bir adam lazım." Yani her şeyini hazırlamış. Diyeceksiniz ki, "Erman Toroğlu bu nasıl giriş" Anlatayım... Fenerbahçe, Göztepe'ye karşı şampiyonluk maçlarından birine çıkıyor, santrforu yok. Nerede Yedek kulübesinde. Peki ilk 11'de sahaya çıkan santrforu kim Talisca. Talisca'dan santrfor olur mu Olmaz. O nerenin oyuncusu Santrforun arkasında oynayacak, takımı yönlendirecek, dönen toplara vuracak, frikik atacak. Yani hücumun diğer kısmında çok verimli bir isim.
Sen Talisca'yı santrfor oynatınca hem o bölgedeki diğer futbolcuyu öldürüyorsun, hem de Talisca'yı. Yani Göztepe karşısında 9 kişi oynuyorsun. Ve sonunda da 1-1'e razı oluyorsun. Göztepe de eksik. Ama her futbolcusu yerinde oynuyor. Diyorsun ki, "Şampiyonluğa oynayacağım" Bu kadro yapısıyla olmaz! Neden Bakın İcardi'ye sallıyoruz. "Kilolu, iyi değil" diye.
Peki onun önündeki kim Osimhen. Ey Fenerbahçe yönetimi. Sende ne Osimhen ne de İcardi var. Talisca'dan hem İcardi hem de Osimhen yaratmaya kalkıyorsun. Şapkadan tavşan çıkmaz arkadaş. Milleti yemeyin! Bu yönetim de diyecek ki, "Erman kardeş kadroyu kucağımda buldum." Orada da haklılar. Büyük kulüplerde yönetime gelenlerin, büyük büyük laflar edenlerin, büyük büyük lokma yiyenlerin, büyük büyük para harcayıp kulüplerini ne hale getirdiklerini dün akşam gördük. Şu cümleyle özeti yapalım.

28