Olmaz işleri başarıyoruz

Maç başlıyor, Liverpool çok etkili. Bir 5 dakika korku filmi gibi geçiyor. Bizim Avrupa futboluna karşı bir ezikliğimiz var. Ya, "Biz bunları duman ederiz" diyoruz maça üç gün kala, ya da "Onlar bizi duman ederler" diye yorum yapıyoruz. Ama ne birincisi doğru ne de ikincisi. Onların da iki gözü kulağı var bizim de. Aradaki tek fark, mücadele etmek. Bir fark daha var; o da zeka. Bir tane daha fark ister misiniz; iyi çalışmak ve kuvvetli kalmak.

Dün maçı seyredenler ilk 5 dakikada "Bu Liverpool, Galatasaray'ı götürür" demişlerdir ama sonra öyle gözükmedi. Yalnız şu var; rakipler teknik ve taktik olarak ağır basıyor gibi duruyorlar. Ama bizim bir özelliğimiz var; olmaz dediğimiz işleri yapabiliyoruz. Gelen yabancılar da bize uyuyorlar. Futbol böyle bir oyun.

Birinci ayağı iyi geçirdik. İkinci ayak ne olur bilinmez ama şu bir gerçek; Liverpool eski Liverpool değil. Dişleri dökülmüş canavara benziyor. Düşünebiliyor musunuz, Salah'ın dün akşam sahadaki pozisyonunu. Bir tarafta Salah, bir tarafta Osimhen. Salah'ın yanındakiler, Osimhen'in yanındakiler. O zaman demek ki tarihinle yaşamayacaksın. Ama şunu da unutmayalım, maçın ilk yarısı bitti. Peki ikinci yarı ne olur Hep beraber göreceğiz.

"Hakem nasıldı" derseniz, çok rahat bir maç yönetti. Hata yapmadı mı yaptı ama futbolcularla münasebeti yalaka değildi, çok sohbet etmedi, sadece işini yaptı.