Tek maç olduğu için haliyle gerginlik var. Bir de maç İstanbul'da olunca bizdeki gerginlik daha da fazlaydı ilk 15-20 dakikada. Romanya takımı daha rahat oynadı. Ama gittikçe bizim takım rahatladı.
Kalite olarak bizde deve dişi gibi oyuncu var. Onlarda yok. Onların oyuncu kalitesi standart. Arda ile Hakan Çalhanoğlu maça ağırlığını koymaya başlayınca işin rengi değişti.
Maalesef Türkiye'de santrfor yok. Haliyle de Milli Takım santrforsuz oynuyor. Onun için topu fazla havaya kaldıramıyoruz. Maç boyunca sol taraftan iyi gittik. Maalesef sağ taraftan fazla çalışamadık. Öyle olunca da rakip defans tek taraftan gelen toplara rahatlıkla karşılık verdi. Hava hakimiyetinde de onlar bizden iyiydi.
Dakikalar ilerledikçe topa daha fazla sahip olduk. Ama bir türlü ikinci golü atıp rahatlayamadık. Çünkü bu yazıyı yazdığımda dakika 85'ti. Maçı anlatan genç arkadaş maalesef dinleyenleri bilgilendiremedi, "Bu, bir tek maçtır, berabere biterse maç uzar, gerekirse penaltılara gider" diye.
Bizler bilebiliriz ama bunu TV başında seyredenler bilmeyebilirler. Maalesef habercilik böyle bir şey.
Romanya takımı, maçın başında biz hızlı hücum yapmayalım diye en az 5-6 pozisyonu taktik faulle kesti. Hakem orada uyanamadı ancak bir sarı kart kullanabildi. Ama bunun haricinde genelde dürüst düdükler çaldı. Kendini bırakanlara prim vermedi, devam ettirdi. Maalesef bunu yapanlar da bizim futbolcularımızdı. Alışkanlık haline getirdiler ama işte Avrupalı vermiyor.

3