Poirot olmaya gerek yok!

Euroleague'de ilk yarı, ertelenen Olympiakos-Fenerbahçe Beko maçı hariç bitti. Puan cetveline baktığımızda ilk iki sırayı bu yıl yeni gelen Valencia ve Hapoel'in aldığını görüyoruz. İspanyol temsilcisi ACB'de en üst sıralarda. Ama buna karşılık sezon başında toplama takım görüntüsü veren Hapoel'in devreyi 2. bitirmesi benim için sürpriz oldu. Her sonuca açık maçlarla dolu bir sezon geçiriyoruz. Sezon başı Fenerbahçe'nin bu kadar başarılı olacağını açıkçası tahmin etmiyordum. Önemli oyuncuların kaybı beni bu düşünceye yönlendirmişti. Başta teknik kadronun ve taraftar desteğinin büyük etkisini hesaba katmamışım. Anadolu Efes ise belki de son dönemlerin en büyük bütçesine rağmen yarışta deyim yerindeyse startta kaldı. Üstteki takımlarla ara açıldı. Bitirici oyuncularla dolu bir kadroları var. Ama Larkin haricinde sahada organizasyonu yapacak bir oyuncuları yok. Larkin sakatlandı ve düzenleri bozuldu. Bunun tedbirini sezon öncesi almaları gerekirdi. Bu sezon dörtlü finale kim kalacak sorusunu herkes birbirine soruyor. ok zor bir soru. Benim tahminim Fenerbahçe, 2 Yunan takımı ve Monaco. Yüzde 50'sini bilirsem çok mutlu olurum.

Gelelim ülkemize... Antrenör kıyımı devam ediyor. Artık sorun netleşti. İçinde 3 kişi olan bir oda düşünün. 2'si yönetici biri teknik sorumlu. Devamlı olarak koçun başına kabak patlıyor. Sizce bu tuhaf değil mi Agatha Christie'nin roman kahramanı dedektif Poirot