Geçmiş yıllarda Beşiktaş Futbol Takımı'nı da çalıştıran Slaven Biliç ne güzel söylemiş: Türkiye'de sporun sorunu, bilgili olanların yetkisi yok ama bilgisiz olanların yetkisi çok! Baktığınız zaman dönüp dolaşıp hep bu konuya geliyoruz. Bunu aslında her ortama taşıyabiliriz. Cep telefonlarıyla tartışma programlarına katılıp, sosyal medyayı takip edip neredeyse bir daha sıra geldiğinde bazı tepkiler sonucu fikrini değiştirenlerin sayısı çoğaldı. Spor yöneticileri ise neredeyse sosyal medyanın esiri olmuşlar. Bunu ben "bilgisizliğe" bağlıyorum.
Basketbolda antrenör kıyımı sezonu başladı. İlk kurban Galatasaray'ın koçu Pozzecco oldu. Geçen sezon ortasında gelen koç bu yıl Noeli göremedi.
Merak ettiğim konu bu sezon başında takımı kim kurdu Görevine son verilen, o zamanki genel menajer mi Bağlı bulunduğu menajerlik şirketi mi İkisi beraber mi Yoksa koç mu Koçun başka bir menajerlik şirketine bağlı olduğunu hatırlatmak isterim. Yıllar önce o zamanın en büyük menajerlik şirketi patronuyla konuşmuştum. Bana takımlar üzerinde nasıl hâkimiyet kurulduğunu anlatmıştı. Önce genel menajer veya koç yerleştirilir. Sonra 1-2 iyi oyuncu verilir. Daha sonra elde kalan ve takım bulamayan oyunculara sıra gelir. Adam "Bir de federasyonu yanınıza alırsanız o zaman tadından yenmez" demişti!

17