Uzun ve yıpratıcı bir sezonun sonuna geldik. Euroleague'de finali Olympiakos-Real Madrid oynayacak. Temsilcimiz Fenerbahçe Beko yarı finali kaybetti. Bu maçın analizini yapmaya çalışacağım. Sırtı dönük tehdidi olan oyuncuyu çok aradık dersek yeridir. Dikkat ederseniz uzun demiyorum, oyuncu diyorum. Ters eşleşme yaratabilecek ve rakibi savunmada yardım getirmeye zorlayacak bir profilden bahsediyorum. Tabii bu pivot olursa tadından yenmez. Basketbolumuzun en büyük hastalığı topsuz oynamayı bir türlü beceremememiz. Bu virüs buraya gelen yabancı oyunculara da bulaşıyor galiba! Bu eksik bütün oyunu ikili oyun sonunda el üstü bir atışa bırakıyor. Topsuz oyun en azından savunmanın aklını karıştırır. Dikkat ederseniz oyunumuz çok statik. Bir oyuncumuz bire bir oynarken diğerleri onu seyrediyor. Ters eşleşme de yaratamazsanız hep zorlama atışlara kalıyor işiniz. Ben 1-3-5 aksına çok inananlardanım. Sezonu tam anlamıyla 1 (oyun kurucu) ve 5 (pivot) olmadan tamamladık. Dün bir tek Nando oyundayken düzgün bir saha paylaşımı yaptık ve alanlar bulduk. Ama o da yetmedi.
Bir önceki yazımda X faktörden bahsetmiştim. Maalesef bu oyuncu Olympiakos'tan Alec Peters oldu. Hakemlerin 2-3 düdük dışında sonuca etkileri olmadı. Sonuçta Final Four'a kalan bir takım Fenerbahçe. Buradan kadro kimyasına dikkat ederek, sayfayı çevirip transfer çalışmalarına başlamak zorundalar. Yoğunlaşmaları gereken; bir oyun kurucu ve bir pivot olmalı. Öbür yarı finalde tecrübe kazandı. Koç

34