CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yapılan saldırıyı lanetliyorum.
Kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, bu tip saldırıları herkes lanetlemek zorundadır. Aksi tutum, ve söylemler, milli birlik ve beraberliği, demokratik siyaset kültürümüzü, sosyal barışımızı hedef alan tehlikeli hainliklerdir. Özgür Özel'e saldırının hemen arkasından CHP'li Sezgin Tanrıkulu, zanlı "Osmanlı çocuğuyum diye bağırdı" dedi... Gerçek bu mudur yoksa Sezgin Tanrıkulu asıl gerçeği perdelemeye mi çalışmıştır... Suçu bu söylem üzerinden muhafazakar, milliyetçi kesimlerin üzerine atmak çabası açıkça belli olmuştur.
Sezgin Tanrıkulu'nun geçmişi ve ilişkileri, milletimiz tarafından hep kuşkulu hal ve durumlara sahiptir...
EKREM GÜNDEMDEN DÜŞER Mİ...
Çünkü; Özgür Özel'e tokat atan Selçuk Tengioğlu'nun, İzmir'de yaşayan ağabeyi Zafer Parti'li Davut Tengioğlu: "Kardeşimin Osmanlı'yla işi olmaz, koyu Atatürkçüdür!" dedi.
Adam 2 evladını öldürmüş bir katil, cani... Böyle bir adamın kimin torunu olduğunun önemi ya da anlamı var mı...! Özgür Özel'e saldıran şahıs, adım adım takip etmiş. İki saat boyunca Özel'in protokol kapısından çıkmasını beklemiş. Yani o an için, birdenbire oluvermiş bir olay değil.
Mağdur göstermek, alternatif göstermek, gündem değiştirmek amacıyla bir tertip mi var... MHP lideri Devlet Bahçeli'nin tespiti mühimdir:
"Mezkur şiddet eyleminin bireysel bir saplantının mı eseri yoksa daha önceden planlanmış, zamana yayılmış iç ve dış bağlantılı bir siyasi tertip mi olduğu açıklığa kavuşmalıdır..." Görüyorsunuz değil mi...
Bu hadise nasıl da gündemi değiştirdi...! Oysa herkes Ekrem İmamoğlu hakkındaki rüşvet, yolsuzluk iddialarını, itirafları, ifadeleri, Meridien otele kaç defa gittiğini, bavulların içerisinde ne olduğunu, kameraların neden bantlandığını konuşuyordu...!
MUHALİFLER VE AYRIMCILIK
Bugün Türkiye'de muhalif kesim tarafından yapılan ayrımcılık, kutuplaştırma korkunç bir hal almıştır. Şu ana kadar yaşanmamış ve milletimiz için müthiş bir tehlike arz etmektedir. 12 Eylül öncesinde sağsol ayrımının olduğu günlerde bile şimdiki gibi olmamıştı.
Üstelik; ayrımcılık yapılıyor diyen muhalifler, bizatihi kendileri ayrımcılığın zirvesine ulaşmışlardır. Bu ayrımcılık öyle bir boyuttadır ki hal ve durum; düşünceler, ideolojiler ve inançtan öteye geçmiştir.

87