Savaşın bir başka boyutu

Bu savaşı anlamanın birçok yolu var. Büyük güçler rekabeti, enerji, silah, finans, teknoloji; hepsi önemli. Ancak, burası, Ortadoğu ve kültür (din) çok önemli; özellikle dinci faşizmin yükseldiği bir çağda.

MESİHLER VE KEHANETLER

Beyaz Saray'da, evanjelik-Hıristiyan din adamlarının Trump'ı kutsayan, adeta Mesih olarak yücelten ayini bu boyutun bir semptomu. Savaşın ilk günlerinden itibaren ABD'nin çeşitli birliklerindeki komutanların, brifinglerini açıkça dini kehanet zeminine oturtmaya çalışmaları da bir başkası. Orduda Din Özgürlüğü Vakfı'na, kimi komutanların, İran savaşını "Tanrı'nın planı" ve Armageddon'un habercisi olarak sunduğuna ilişkin 40'tan fazla farklı birlikten 110'u aşkın şikâyet gelmiş. Bir komutan askerlerine, "Trump, Armageddon'u tetiklemek, İsa'nın dönüşünü müjdelemek üzere bizzat İsa tarafından kutsandı" diyormuş. Dahası, bazı komutanlar, kehanete uyması için savaşın "yeterince kanlı olması" gerektiğini vurguluyormuş.

Bu fanatikliğin, bir de Kudüs'te, Harem-i Şerif platformunun tam ortasında, altın kubbesiyle yüzyıllardır yükselen Kubbet-üs-Sahra'nın (Mescid-i Aksa) altında es-Sahra adıyla bilinen kutsal kaya gibi son derecede önemli bir simgesi var. Yahudiler dünyanın bu noktadan yaratıldığına, Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmek üzere buraya getirdiğine inanıyorlar. Burası, Hıristiyanlar için İsa'nın çarmıha gerildiği yerin hemen yanı başı; Müslümanlar için, Hz. Muhammed'in miracının başladığı kutsal mekân. Tek bir taş; üç dinin hafızasının kesişim noktası. İncil'e göre İsa bu taşın üzerindeki, I.

Tapınak'ta vaaz vermiş, "Bu tapınak yıkılacak, taş üstünde taş kalmayacak" kehanetiyle, açıkça "Ben tapınağın kendisiyim" demiş. Bu tapınak Babil Kralı Nebukadnezar tarafından yıkılmış (MÖ 587). Sürgünden dönen Yahudiler tarafından MÖ 516'da aynı yerde II. Tapınak inşa edilmiş. MS 70'te Roma İmparatoru Titus, Yahudi isyanını bastırmak için Kudüs'ü kuşattı, tapınağı taş taş söktü. Böylece İsa'nın kehaneti gerçekleşmiş oluyordu.

III. TAPINAK VE İRTİDAT

Bu savaş o kutsal taşın kaderiyle de ilgili. Bu bağlamda, İsrail'de iki isim öne çıkıyor: Maliye Bakanı Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir. Knesset'teki 120 sandalyenin yalnızca 14'ünü elinde bulunduran bu iki isim, Netanyahu'nun koalisyonunu ayakta tutan kilit güç olarak İsrail hükümetini fiili yönlendiriyorlar. Smotrich, Batı Şeria'nın tamamının Tanrı tarafından Yahudi halkına verildiğine inanan, "zafer yoluyla yerleşim" şiarıyla Filistin devletinin önünü kalıcı olarak kapatmaya çalışan dinci-ırkçı bir fanatik. Ben-Gvir, ırkçı rabbi Meir Kahane'nin mirasını devralan, Mescid-i Aksa'ya defalarca provokatif baskınlar düzenleyen ve Mescid-i Aksa'nın mekânı Tapınak Tepesi'ndeki statükoyu tek taraflı biçimde değiştiren bir dinci-ırkçı, terörist bir faşist. Smotrich, Nisan 2024'te, kabine toplantısında ateşkes durumunda koalisyonu bozacağını söyleyerek Netanyahu'nun Gazze'de ateşkese razı olmasını son anda engellemiş. ABD Savaş Bakanı