Yazar, Çin'in ileri teknoloji ürünlerde yaşadığı üretim patlamasının Batı merkezli ekonomik düzeni sarsmakta olduğunu ve bunun ABD'nin jeopolitik hamleleriyle derinleştiğini savunuyor. Bu görüşü Financial Times analizleriyle desteklerken, kapitalizmin tarihsel sınırlarına dayandığını ileri sürüyor. Ancak yazarın sunduğu kriz senaryosu, Çin'in devlet desteği ve sert rekabet gücünü hafife almayan başka açılardan da okunabilir mi?
Tarihin en büyük enerji krizine, küresel bir resesyon riskine, "geçim sıkıntısı krizinin" daha da derinleşmesine yol açan İran savaşının, gerçek nedeninin (İsrail bir yana) ABD ekonomisinin finansal yapısını ayakta tutan "petro dolar" sistemini korumak olduğuna ilişkin yorumlar var. Bir başka grup yorum da enerji krizinin, ABD ekonomisinin sınai, teknolojik üstünlüğünü tehdit eden teknolojik gelişmeleri, dış rekabeti önlemeyi amaçladığına ilişkin. Bu yorumların hepsi in üzerinde kesişiyor.
BU 'ŞOK' FARKLIGeçen hafta, Financial Times, "in Şoku 2.0" (McMorrow, Fleming, Foster, Leahy) ve "İkinci in şokunda gerçekten şoke eden nedir" (Soumaya Keynes) başlıklı iki araştırma yayımladı. Yazarlar in'in, düşük teknoloji içerikli ucuz tüketim malları ihracat dalgasının yarattığı birinci "in şokunun" yerini şimdi, ileri teknoloji içerikli ürünlere odaklanan ikinci bir dalgaya bıraktığına dikkat çekiyorlar. Soumaya Keynes'e göre bu kez "Bir de sürpriz var. in rekabetine karşı korunma çabaları, modern üretimin merkezi inli tedarikçilere erişimi engelleyen bir misillemeyi tetikleyebilir". in kimi stratejik hammadde ve ara malların ihracatını engelleyerek tedarik zincirlerini kırabilir.
FT çalışmalarındaki veriler, in'in son yıllarda elektrikli araçlardan güneş panellerine, bataryalardan ileri elektronik mallara ve üretim teknolojilerine, yapay zekâya uzanan bir gelişme ve üretim "patlaması" yaşıyor. Bu hızlı gelişme şimdi, eriyen kâr marjları, aşırı kapasite/üretim aşamasına ulaşmış. Bu gözlem, "kâr oranlarının düşme eğilimi" ve aşırı birikim sorunu üzerinden kapitalizmin krizine işaret ediyor.
in'de dev ölçek, yoğun devlet desteği, sert rekabet, firmaları sürekli maliyet düşürmeye zorlarken fiyatları da aşağı çekiyor; bir deflasyon sarmalını besliyor. Bu koşullarda sermaye birikimi süreci kriz dinamiklerini "alan dışına" itmeye başlıyor.
KİMİ KAINILMAZLIKLAR VE BİR ÖRNEKTeknolojik gelişmede "üretim patlaması" yaşanırken gelir düzeyi, iç tüketim yeterince hızlı artmıyor. Oluşan kapasite fazlası da iflaslar ve işsizlik artışıyla gelecek olası toplumsal istikrarsızlıklara ilişkin kaygılarla içeride tasfiye edilemeyince in kapitalizmi açısından, dış pazarların önemi hızla artıyor. Kendi ekonomik kapasitesini koruyarak yükü fazla kapasite sorunu yaşayan başka ülkeler üzerine "geçirmeye" başlayan in kapitalizmi, o ülkelerdeki kriz eğilimlerini daha da güçlendiriyor. ABD liderliğinde, teknolojik ve katma değerli üretim üstünlüğüne dayanan "Batı merkezli" düzenin dağılması hızlanıyor. Böylece görünüşte salt ekonomik bir dinamik ABD merkezli "dünya ekonomisinde" bir teknolojik, jeopolitik üstünlük yarışına dönüşüyor.

5