Buradan nereye

Tren bu istasyona, Gezi Parkı, gar katliamı, "darbe", mühürsüz oy pusulaları, İstanbul Belediye seçimleri hezimeti, tutuklamalar, gizli tanıklar, uydurma kanıtlar, büyük kitlesel mitinglerin yarattığı korku duraklarından geçerek geldi. Peki nereye gidiyor İki örnek yardımcı olabilir.

1924-26

İtalya'da sosyalist lider Giacomo Matteotti, 1924 genel seçimlerindeki faşist şiddeti, hileleri ifşa eden parlamento konuşmasından birkaç gün sonra, faşist bir çete tarafından öldürüldü. Cinayet İtalya'da toplumsal infiale yol açtı. Sosyalist, komünist, liberal, Katolik, popülist, muhalefet milletvekillerinden oluşan Avantino Grubu, meclisi boykot etti. Kamuoyu, hatta bazı liberal müttefikleri Mussolini'den uzaklaşmaya başladı. Mussolini hükümeti bir meşruiyet krizine girdi. Ancak Avantino, kitlesel bir genel grev veya halk ayaklanması örgütleyemedi. Faşist milislere karşı pasif kaldı. Gramsci liderliğindeki komünistler, bu pasif protestoyu eleştirerek işçi sınıfını silahlı direnişe, genel greve çağırdı, ardından Aventino blokundan koptu. Mussolini, muhalefetin köşeye sıkıştığını anlayınca karşı atağa geçti. İki yıl boyunca kararname üstüne kararname yağdı; basın, sendikalar, partiler sırayla kapandı. Süreç yavaştı ama her adım bir öncekini meşrulaştırıyordu. Ocak 1926'da Mussolini, "Her şeyin sorumluluğunu üstleniyorum" dediğinde muhalefet tükenmişti.

OCAK-TEMMUZ 1933

Ocak 1933'te Naziler iktidara geldiklerinde mecliste mutlak çoğunluğa sahip değillerdi. Hitler için yavaşlık tehlikeliydi. 27 Şubat gecesi Reichstag (Parlamento binası) yakıldı. 23 Mart'ta Reichstag yandığı için Opera Binası'nda toplanan Alman Parlamentosu'na Hitler'in tam bir diktatör olmasını sağlayan "yetkilendirme -kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi- yasası" sunuldu. Hitler'in imzaladığı "yasaları" anayasa sınırlayamıyordu. Uluslararası antlaşmalarda meclisin onayı gerekmiyordu.

Tutuklanan veya kaçmak zorunda kalan 81 komünist milletvekilinin tamamı, bazı Sosyal Demokrat (SPD) vekiller oturuma katılamadı. Opera binasının içi, dışı silahlı SA ve SS milisleriyle dolduruldu. Sosyal Demokratlar toptan hayır oyu verdi ama yasa geçti. Bu yasanın ardından birkaç ay içinde tüm sendikalar kapatıldı, Nazi Partisi dışında tüm siyasi partiler yasaklandı. Temmuz 1933'te, Almanya resmen muhalefetsiz, tek partili bir devlete dönüştü.

2013-2026

Gezi olayı bir hegemonya krizi yarattı, rıza alma kapasitesini hızla kaybetmeye başlayan AKP ve siyasal İslam, toplumsal dönüşümleri hızlandırırken şiddet uygulamaya yöneldi, süreç olarak faşizm tam anlamıyla belirginleşti. 15 Haziran 2015 seçimleri, bu gerçeği, sürecin şiddet dozunun hızla artmakta olduğunu gösterdi. Artık yargı da araçlaşmıştı. Bundan sonra süreç, Kılıçdaroğlu CHP'sinin meşrulaştırıcı desteğiyle parlamentonun, sandığın işlevini aşındırmaya, yürütmeyi mutlaklaştırmaya