İspanya'da sosyalist başbakan Pedro Sanchez erken seçim kararı aldı. Kamuoyu yoklamaları, muhafazakâr Halk Partisi ve faşist Vox'ın zaferine belki de bir koalisyon kurma olasılığına işaret ediyor. İspanya'da Vox'ın hükümet ortağı olma olasılığı korkutucu çünkü -1930'ları anımsarsak- bir fare asla yalnız değildir. Gerçekten de Avrupa Birliği'nin çatlaklarında çok hareketli sürüler yaşıyor.
SÜPER DEVRE...İspanya'nın erken seçim kararı üzerine Financial Times, böylece AB çapında 12 aylık bir "süper seçim döneminin" başladığına işaret etti: Finlandiya'dan Fransa'ya, İtalya'dan Polonya'ya, Yunanistan'dan Slovakya'ya, Almanya'da iki eyalet seçimine uzanan bu dönem, AB'nin siyasal geleceğini belirleyecek. ünkü hemen tüm seçimlerin favori adayları hep faşist partilerden oluşuyor. Dahası, bu faşist partilerin aynı dönemde güç kazanması, AB çapında genel bir siyasal krizin mayalanmakta olduğunu gösteriyor.
Bu partilerin aralarındaki benzerlikler çok dikkat çekici. Göçmenlere, özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan gelenler, ulusal kimliğe/kültüre yönelik tehdit olarak sunuluyor; küreselleşmeye karşı çıkılıyor; Brüksel (Avrupa Birliği merkezi), halkın iradesini boğan uzak bir bürokrasi olarak görülüyor; iklim krizi inkâr ediliyor; Ukrayna'ya verilen desteğin çekilmesi isteniyor; yerleşik merkez partileri ülkelerin sorunlarını çözmekten aciz, kendi çıkarlarına odaklanmış bir siyasal sınıf olarak tanımlanıyor. Böylece bu partiler gerçek sorunların, eşitsizliklerin sorgulanmasına değil, içerideki düşmanlardan arınma arzusuna odaklanıyor.
Bu partilerin salt seçim başarıları değil gündelik siyasal söylemi değiştirme kapasiteleri de büyük bir tehlike oluşturuyor: Almanya'da AfD'nin çocukların eğitiminden yurttaş devriyelerine, Rusya'yla ekonomik ilişkilerden göçmenlerin geri gönderilmesine uzanan önerileri, faşist düşüncelerin, AfD programını aşan bir "normalleşme" sürecine işaret ediyor. Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi de benzer bir dönüşümü ve dönüşümün Avrupa Birliği ve NATO üzerindeki sonuçlarını gündeme getirebilecek. Dahası, faşist partilerin sağında, İtalya'da Meloni'nin sağında güçlenmeye başlayan Ulusal Gelecek Partisi, İngiltere'de Reform UK'yi sağdan zorlayan Restorasyon gibi "daha faşist" partiler var. Portekiz'de Chega'nın güçlenmesi de bu faşist radikalleşmeyi güçlendiriyor. ABD'de Trump rejimini yöneten "Project 2025" ve Elon Musk gibi teknoloji milyarderleri de Avrupa'daki faşist dalgayı finansal ve düşünsel düzeyde besliyor, bu "süper seçim dönemini" etkilemeye hazırlanıyor.
FARELER NASIL OĞALDIYanıt, ekonomik güvensizlikle siyasal temsil krizinin kesiştiği yerde yatıyor. Ama gelin 1990'lardan başlayalım. O dönemde Alman Şansölyesi Schröder

14