Manchester City deplasmanında Şampiyonlar Ligi maçın oynamak, maçın zorluğuyla birlikte önemli de bir deneyimdir aslında. Uzun vadede büyük hedefler koyuyorsanız, böyle zorlu etaplarda da neyi nasıl iyi yaptığınızı görmenin yolarını aramak lazım. Okan Buruk, son yıllarda Galatasaray'la Avrupa arenasında tatsız maçlar da yaşadı. Yeterince tecrübe edinecek sınavlar da verdi. Yazıya bu konuyla girmemin sebebi, elbette M.City karşısına çıkardığı orta saha tercihi. Torreira gibi takımın en dinamik oyuncusunu kulübeye çekip, hayalperest bir yaklaşımla İlkay'la orayı yumuşatmak ciddi hataydı. Maçtan önce kendi demecinde Torreira'nın durumunu "ufak tefek ağrılar" diye tarif etti Okan Hoca. Bildiğimiz Torreira, ufak tefek ağrılarla oynamaktan geri durmaz. Ki sonraki bölümde de oyuna dahil oldu! Guardiola, kendi takımında kimin oynadığından bağımsız ideal oyununu oynayacağından emin olabilir ama Galatasaray'da alışılmış oyuncular bu oyunu belirleyen asıl unsurlar! Nitekim, takım tam da korkulan yerden aldı yarayı. Doku'nun önce merkezden yaptığı asist, sonra da kenardan merkeze yaptığı asist skoru belirledi. M. City deplasmanında bu skor kabul edilebilir ama gollerin yeniliş şekli bu seviye için kabul görmez. Play-off öncesi için acı bir tecrübe oldu!

16