Öz güven tuğlaları

Beşiktaş'ın yeni transferleri bireysel olarak geçer not alacaklar gibi duruyor. Ancak takım oyunu olan futbol öyle boyacı küpü gibi 'sok çıkar rengi değişsin' minvalinde bir spor değil. İdeal oyuna ulaşmak için birlikte oynama süresi ve sık antrenman tekrarı gerekir. Henüz bunlar için vakit bulamamış olan Sergen Yalçın, Başakşehir maçı öncesinde ön emareleri vermişti; "Bugün daha dengeli, savunmayı önceleyen ve topun arkasına geçen bir Beşiktaş göreceksiniz…" Nitekim öyle de oldu; geldiği günden beri birkaç maç dışında bu oyunu çok tercih etmemişti. Rakibe göre oyun oynamayı tercih etmek, tek düze oyuna saplanıp kalmamak bir teknik adam açısından pozitif bir durumdur. Sergen Hoca'nın bu konuda eksikleri de vardı. Bir hafta önceki Alanyaspor maçının başlangıcı bunun net göstergesi. Ancak Beşiktaş camiasının moral motivasyon olarak çok sıkıntılı dönemlerden geçtiği aşikarken, mümkün olduğu kadar pozitifi görüp, olumluyu öne çıkarmak da gerekiyor. Çünkü camiada herkesin pozitif havaya ihtiyacı var. Bölünmüşlük görüntüsü fayda sağlamadı, sağlamayacak.


HATALARA RAĞMEN!

Başakşehir maçında belirgin zafiyetler de vardı. Yine savunmada bireysel hatalar, fazlaca verilen pozisyonlar, oyunu geniş bir zaman diliminde rakibe bırakmak, gol katkısı vermelerine rağmen galipken 2 hücum oyuncusunu oyuna almak vs… Bunlar oluşacak olumsuz bir skorda öne çıkardı. Kenarda sinyal olarak dursun! Özellikle akan oyunda tercih hataları oluyor. Sergen Hoca'nın, ekibine kendi belirleyeceği isimleri takviye etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun ayıbı günahı yok. Hem kendisine, hem ekibine hem de takıma faydası olacaktır.