Bildiğimiz sorulardan kaldık

Avustralya maçına çıkmadan önce maçı kazanmıştık! Kamuoyundaki ekseri görüş böyleydi. Ancak Avustralya'yı biraz analiz edenler, maçın ne kadar zorlu geçeceğini, bize ne kadar ters geleceğini görebilirdi. Maç önü analizlerimde tedirginliğimi defaatle dile getirdim. Biz dünya sıralamasında 22'nciyiz, Avustralya 27'nci. Rakip teknik adam Popovic'in serüvenine, eleme maçlarına, oyun anlayışına baktığınız zaman, tam da bu maçta yaptığını yapacağına emin olabilirdiniz. Yani kartları açık bir teknik adam. Resmi maçlarda ve elemelerde hiç kaybetmedi. Bırakın kaybetmeyi, onun takımına 2 gol atan bir rakibi bulmak dahi zor. Girdiğimiz sınavda sorular beklediğimiz yerden çıktı ancak sınav öncesi hoca nereden soracağını söylese de bizim cevaplara çalışmadığımızı gördük. Teknik direktör Montella açısından çok kötü bir performanstı. Hem oyun hem oyuncu tercihleri, çok acemiceydi. Avustralya savunmasında Souttar 1.98, Burgess 1.94, Circati 1.90 cm. boyunda. Bu cenderenin ortasına 1.73'lük Kerem'i atarsan toplar duvar gibi döner. 26 ortayı nereye yaptık!!! Kenarda Barış, getirdiği topları en iyi ihtimalle 18'in üzerine çıkarttı ve bolca şut denedik. Çünkü, başka çaremiz yoktu. Avustralya bizi buna itti. Hücum ederken hedef oyuncumuz kimdi Oysa ceza sahası içine bu kadar top sokmuşken, o bölgede Deniz, Can, Kenan'ı en baştan kullanmayı planlayabilirdik.

KÖTÜ TERCİHLER

Motella'nın değişiklikleri de fecaatti. Barış, güçlü Avustralya'ya karşı oyundan erken alınmak yerine -madem 9 numarasız oynuyoruz- ya ileri uçta ya da sağ kenarda değerlendirilebilirdi. Böylece Arda'yı merkeze alabilirdik. Savunmada ise Ferdi dışında kalecimiz dahil herkes hazırlık maçı konsantrayonundaydı. Irankunda ve Toure'nin hücumdaki rolleri çok belli. Daha önce çok kez yapmışlar. Ona göre pozisyon almak gerekiyordu. Neyse olan oldu! Şimdi yapmamız gereken şey dağılmamak. Daha önce EURO 2020'de benzer senaryo yaşadık. İlk maçta İtalya'ya kaybettik ve turnuvayı orada bıraktık. Sonrasındaki İsviçre ve Galler maçlarını oynayamaz hale geldik ve puansız döndük. Diyeceğim o ki; duygularını uçlarda yaşayan insanlar olarak, kalan 2 maç öncesi biraz topa basalım. Elbette itiraz edeceğimiz vaktimiz olacak. Stratejisi çok belli bir takıma bu kadar kör göze parmak şeklinde yenilmemiz benim de içime hiç sinmiyor ama Paraguay ve ABD maçlarını bekleyelim. Eleştirilerimizi yaptık, yapıyoruz. Ancak hafta boyunca yıkıp dökmektense, durumu düzeltecek vakti değerlendirmek, kalan maçlarda takıma alan açmak gerekiyor.