Yapay zekâ artık hayatın hemen her alanında karşımıza çıkıyor. Sağlıkta, eğitimde, finansta, ulaşımda derken şimdi sıra yargıya geldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıkladığı yeni sistem dikkatleri çekti. UYAP AI Karar Destek Sistemi, 30 milyondan fazla emsal kararı ve karmaşık dava dosyalarını saniyeler içinde tarayabilecek. Bu da özellikle yüzlerce, bazen binlerce sayfalık dosyalarda hâkim ve savcıların işlerini kolaylaştırmaya yarayabilecek.
Burada en önemli nokta şu: Tabii ki yapay zekâ karar vermeyecek. Hâkim ve savcıların önüne bilgiyi daha hızlı getirecek, emsal kararları bulacak, dosyadaki belgeleri analiz edecek. Son kararı yine hâkimler verecek.
Bakan Gürlek'in duyurduğu bir başka uygulama da Alo Adalet 135. Uygulama, Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak başladı. Beş yılı aşan dava ve üç yılı aşan soruşturma dosyası bulunan vatandaşlar, bu uygulamadan başvuru yapabilecek. Yapay zekâ destekli sesli asistan ya da uzman temsilci devreye girecek. Dava dosyalarıyla ilgili bilgilendirme SMS ile yapılacak, soruşturmalarda ise gizlilik nedeniyle yalnızca başvurunun alındığı bildirilecek.
Bence vatandaşın baktığı yer çok daha basit. Yıllardır beklediği dosya daha hızlı sonuçlanacak mı Adliyede kapı kapı dolaşmadan derdini anlatabilecek mi Eğer yeni sistemler gerçekten bu süreleri kısaltırsa yapay zekânın yargıya girmesinin karşılığını vatandaş da günlük hayatında görür.
Valiliklerle güç birliği
Sıfır Atık Vakfı'nın düzenlediği Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı iki gün boyunca takip ettim. Masada plastik vardı ama konu yalnızca geri dönüşüm değildi. Üretimden tüketime, insan sağlığından çevreye kadar birçok başlık konuşuldu. Kullandığımız ambalajdan market poşetine, sokaktaki çöpten denizlere kadar plastik artık şehirlerin ortak sorunu.
Bu çalışmaların bir ayağı da COP31'e uzanıyor. Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlayan Sıfır Atık hareketi artık yalnızca Türkiye içinde konuşulan bir proje değil. Önümüzdeki dönemde şehirlerin bu işin içine daha fazla girdiğini göreceğiz.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da özellikle valiliklerin bu süreçte daha aktif olması gerektiğini söylüyor.
Konu valiliklerden açılmışken İstanbul'dan da bir gözlemimi paylaşayım: Vali Davut Gül, İstanbul'a geldiği günden bu yana gerçekten yoğun çalışıyor. Üstelik sadece makamında oturan bir vali profili yok. İstanbul'daki programların büyük bölümünde sahada olduğunu görüyorsunuz.
Benim açımdan önem taşıyan bir başka tarafı da ulaşılabilir olması. Bugüne kadar kendisine ilettiğim konuların takip edildiğini gördüm. Bir konuyu ilettiğimde havada kalmaması önemli. Vali Bey'in A takımı da becerikli. Özel Kalem Müdürü Aslan Tektaş ve İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Emin Gökçegözoğlu da bu tempoya ayak uyduruyor. Sonuçta bu, bir ekip işi.

20