Trabzon'da raylı ulaşım hamlesi

Dün haberlere göz atarken Trabzon'dan ve Pendik'ten gelen iki gelişme dikkatimi çekti. Biri Karadeniz'in yokuşlarıyla meşhur bir şehrinde ulaşıma dairdi, diğeri ise sınırlarımızın çok ötesinde vicdana dokunan bir adımdı.

Trabzon'da, Meydan ile Çukurçayır arasında hayata geçirilmesi planlanan füniküler sistemin tanıtımı yapıldı. Şehri az çok bilen herkes şunu kabul eder: Bu şehirde ulaşım düz yol işi değildir. Yokuş vardır, viraj vardır, iniş vardır. O yüzden Trabzon'da ulaşım için atılan her adım biraz da cesaret ister.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in paylaştığı bilgi, işin ciddiyetini ortaya koyuyor. Bin 542 metre uzunluğunda bir hat, Meydan'dan Çukurçayır'a 3 dakika 42 saniyede ulaşım sağlayacak.

Rakamlar önemli ama asıl mesele şu: Günlük hayatı doğrudan etkileyecek, insanın zamanını geri kazandıracak bir çözümden söz ediyoruz. Çukurçayır'da yaşayan on binlerce kişi için bu hat yalnızca bir ulaşım aracı değil, konfor ve şehirle kurulan bağın güçlenmesi anlamına geliyor.

Füniküler, Türkiye'de bugüne kadar daha çok İstanbul ile anılan bir ulaşım modeli oldu. Trabzon bu sistemle İstanbul'dan sonra yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Coğrafyası zor bir kentte bu sistemin tercih edilmesi, "alışıldık çözümlerle yetinmeyelim" yaklaşımının somut bir yansımasını oluşturuyor. Raylı sistem ve Güney Çevre Yolu gibi yıllardır konuşulan başlıkların yeniden gündeme gelmesi de Trabzon'un ulaşım vizyonunun genişlediğini gösteriyor.

Şehrin enerjisi yalnızca ulaşımla sınırlı değil. Trabzon bu hareketliliği sporda da sürdürüyor. Hafta sonu yapılacak Vakıfbank 46. Uluslararası Yarı Maratonu bunun en güncel örneği. "Koş Dünyaya Nefes Ol" sloganıyla pazar günü Trabzon bir kez daha konuşulacak. Ben de bu maratonu yerinde izleyerek, sahanın nabzını bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım.

Gazze'de Pendik imzası

Pendik cephesinden gelen haber ise insanın boğazının düğümlenmesine yol açıyor. Pendik Belediyesi, Gazze'de 600 kişilik bir çadır kenti tamamladı. Belediye Başkanı Ahmet Cin'in sözleri meselenin durduğu yeri net biçimde anlatıyor: "Gazze'de 600 kişilik çadır kent kurduk. Filistinlilerin her zaman yanında olacağız." Bu cümle, uzaktan kurulan bir empati değil; sahaya inmiş, sorumluluk üstlenmiş bir tavrın ifadesi.