Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bazı kontrollerimi yaptırmak için gitmiştim. Ultrason sırasını beklerken ister istemez etrafı izlemeye başladım.
Son dönemde sağlıkta en çok konuştuğumuz konuların başında MHRS randevuları geliyor. "Üç ay sonraya gün veriliyor", "Beş ay bekliyoruz" sözlerini sıkça duyuyoruz. O gün gördüklerim ise bana işin farklı bir yönünü düşündürdü. Ben de randevumu almak için sıraya girdim. Açıkçası daha geç bir tarih bekliyordum ama düşündüğümden daha yakın bir güne verdiler.
Sıramı beklerken, şöyle diyaloglara da tanıklı ettim: Görevli ilk uygun tarihi söylüyor, vatandaş ise peş peşe mazeret sıralıyordu: "O gün tatilde olacağım", "Memlekete gideceğim", "Başka işim var." Hemen herkes ilk verilen tarihi değiştirmeye çalışıyordu. Bir cümle ise neredeyse herkesin ağzındaydı: "Ya ben o güne kadar ölürsem"
Belli ki görevli bu sözü her gün defalarca duyuyordu. Buna rağmen güler yüzünü ve nezaketini hiç bozmadan herkese hemen hemen aynı cevabı veriyordu: "Allah korusun! Niye öyle düşünüyorsunuz İnşallah şifa bulursunuz."
İşin görünmeyen yanı
Dikkatimi çeken bir başka nokta da gerçekten acil durumda olan hastaların doktorun verdiği öncelik belgesiyle bekletilmeden ultrasona alınmasıydı. Yani sistem, acil hastaları öncelik vermeye çalışıyordu.
O an kendi kendime şu soruyu sordum: Acaba biz randevu mu arıyoruz, yoksa kendi takvimimize uyan tarihi mi
Elbette sağlık sisteminde çözülmesi gereken konular var. Randevu süreleri daha da kısalmalı, vatandaş hizmete daha hızlı ulaşabilmeli. Ancak başarı elde edilen uygulamaları da görmezden gelmemeliyiz. İstanbul'daki birçok hastanede yer alan karekodları okutarak istek ve şikâyetinizi anında iletebiliyorsunuz. Ben de birkaç kez kullandım ve taleplerime kısa sürede geri dönüş yapıldığını gördüm. Bu uygulamayı gerçekten başarılı buluyorum.
Ama sistemi eleştirirken bazen elimizi vicdanımıza koyup kendimize de şu soruyu sormalıyız: İlk verilen randevuyu gerçekten ihtiyaçtan mı kabul etmiyoruz, yoksa kendi programımıza uymadığı için mi
Sonuçta sağlık hizmeti karşılıklı bir süreç. Sistemin sorumluluğu kadar vatandaşın randevusuna sahip çıkması da büyük önem taşıyor.
Bu vesileyle İstanbul'da okurlarımızdan bana ulaşan sağlıkla ilgili talep ve şikâyetleri titizlikle takip eden İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Birimi'nden Bengisu Aksu ve emeği geçen ekibe de teşekkür etmek isterim.

24