Ramazan öncesinde denetim şart!

Hafta sonu market alışverişinde tanıdık bir telaşa denk geldim. Rafların önünde bir görevli, elinde etiket, diğerinde barkod cihazı… Bir bakıyorsunuz fiyat değişmiş. O an insanın aklına şu soru düşüyor: Ramazan gelmeden etiketler yine erkenden mi hareketlendi

Haftaya çarşamba gecesi ilk sahura kalkılacak, perşembe günü ramazan başlayacak. Sofralar büyüyecek, alışveriş artacak. Hâl böyleyken herkesin aklında aynı soru var: Aldığımız ürün güvenilir mi, sağlıklı mı, bütçeye uygun mu Bu soruların cevabı kâğıt üzerinde değil, sahada verilmeli. Belediyeler, Ticaret Bakanlığı ve İl Tarım ve Orman Müdürlükleri denetimi vitrinle sınırlamamalı. Mutfağın arkasına, deponun kapısına, terazinin ibresine de bakılmalı.

Sağlıktan taviz verilmemeli

İşin özü sağlıktan geçer. Gramajdan hijyene, ruhsattan personel belgesine kadar her ayrıntı titizlik ister. Fırınlar, pastaneler, tatlı ve unlu mamul üreten işletmeler, ramazan öncesinde daha sık denetlenmeli. Un depoları nasıl, hamur nerede hazırlanıyor, dinlendirme alanları temiz mi Çalışanların el hijyeni, kıyafeti, sağlık raporları eksiksiz mi Bunlar ayrıntı gibi görünür ama doğrudan insan sağlığını ilgilendirir.

Zincir marketler de ayrı bir başlık oluşturuyor. Etiketle kasa uyumu, gramaj eksikliği, haksız fiyat artışı gibi konular üzerinde durulmalı. Özellikle bayramlık şeker, çikolata, kolonya ve temel gereksinimler tek tek denetlenmeli. Asgari ücretli de emekli de alışveriş ederken kafasında soru işareti taşımamalı. Güvenilir gıdaya uygun fiyatla ulaşmak bir ayrıcalık değil, vatandaşın hakkı.

Kasaplar ve et ürünleri satan işletmelerde soğuk zincir hayati önem taşır. Etin menşei, etiket bilgisi ve muhafaza koşulları net olmalı. Kıyma ve hazır ürünlerde karışım var mı, tazelik yerinde mi; bunlar gözle görülür şekilde denetlenmeli. Restoranlar ve lokantalar da ramazan ve bayram yoğunluğunu bahane edip kaliteyi geri plana atmamalı. Mutfak hijyeni, depolama alanları ve personel belgesi tavizsiz kontrol edilmeli.

Gece denetimleri önemli

Bir diğer mesele de ulaşım. Ramazanda trafik yoğunluğu artıyor, buna oruçla gelen yorgunluk da ekleniyor. Gün boyu direksiyon başında olan sürücüler için dikkat azalabiliyor; sahurdan sonra yola çıkanlarda uykusuzluk riski daha da artıyor. Özellikle yolcu otobüsleri ve kamyonlar bu yüzden daha sık denetlenmeli. Sürücülerin dinlenme süreleri, hız kontrolleri ve araçların teknik durumu yakından takip edilmeli. Gece saatlerinde polis ekiplerinin sahada daha görünür olması hayati öneme sahip. Bu uygulamalar hem sürücüyü dengeler hem de kazaların önüne geçer.

Konaklama tesisleri de gözden kaçırılmamalı. Oteller, pansiyonlar, apartlara dikkat edilmeli. Kayıt dışı konaklama, yangın güvenliği, hijyen ve fiyat şeffaflığı mutlaka denetlenmeli. Açık alan satışları ve seyyar satıcılar ise vatandaşın en kolay mağdur olduğu alanlardan. İzinsiz satış, gıda güvenliği ve ölçü-tartı konuları da sıkı takip ister.