Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Evlerde kırtasiye telaşı başladı. Defter, kalem, çanta, boya derken ortaya çıkan fatura, özellikle dar gelirli aileleri zorluyor. Sosyal medyada çocuklarının kırtasiye ihtiyaçları için destek isteyen ailelerin sayısı her geçen gün artıyor.
Buradan belediye başkanlarına çağrım var: İl veya ilçenizdeki dar gelirli ailelerin çocukları için kırtasiye kampanyaları başlatın. Çocuklar arkadaşlarının yanında mahcup olmasın. Öncelik hâlâ hayatlarını yeniden kurmaya çalışan deprem bölgesindeki çocukların olsun.
Sivil toplum kuruluşları ve özel şirketler de "Nasıl olsa devlet karşılıyor" diyerek kenara çekilmemeli. Okulların temizliği ve temel ihtiyaçları devletin sorumluluğunda; ancak okul yönetimleriyle iş birliği yapılarak temizlik malzemesinden kırtasiyeye kadar destek sağlanabilir.
Haberlere göz atarken bir zincir marketin, seçili 150 kırtasiye ürününü 22 Ağustos 2025 tarihli afiş fiyatlarıyla satışa sunduğunu gördüm. Bu bile güzel bir adım. Bankalar eğitim harcamaları için taksit seçenekleri sunmalı; teknoloji marketleri de bilgisayar, tablet ve yazıcı gibi ürünlerde kampanyalar düzenlemeli.
Çantada başkan olmasın
Belediye başkanlarına bir çağrım daha var: Dağıttığınız çanta ve kırtasiye ürünlerini propaganda aracına dönüştürmeyin. Belediyenin logosu olabilir ama ürünlerde başkanın adına, fotoğrafına ya da siyasi sloganına gerek yok. O çantayı çocuk bir yıl boyunca taşıyacak. Çocuğun sırtındaki çanta reklam panosu değildir!
Kırtasiye alışverişinde mesele yalnız fiyat değil, çocuklarımızın sağlığı da...
Kalemden silgiye, boyadan yapıştırıcıya kadar bütün ürünler titizlikle denetlenmeli. Ticaret Bakanlığı, ürün güvenliğini, zabıta ekipleri de fiyat etiketi ve kasa uyumunu denetlemeli.
Bugün Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci de toplantı düzenleyecek. Sektördeki gelişmeler, bir okul çantasını doldurmanın maliyeti, fiyatlar ve güvenli ürün standartları paylaşılacak. Açıklamaları yakından takip edeceğim.
Gelelim devlet okullarındaki kayıt parasına...
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla 81 ile gönderilen genelgede, kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret istenemeyeceği açıkça belirtiliyor. Ancak yalnız bu hafta İstanbul'un farklı ilçelerinden bana onlarca şikâyet ulaştı.
Gelen şikâyetlere bakılırsa İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü bu konunun üzerine daha çok çalışması gerektiğini ortaya koyuyor. Bakanlığın açık talimatına rağmen velilerden hâlâ "bağış" adı altında kayıt parası istendiği öne sürülüyor.
Bağış gönüllü olur; kaydın şartı olmaz. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü kendilerine gelen şikâyetleri çok iyi şekilde incelemeli, ilçe müdürlüklerini ve okul yönetimlerini uyarmalıdır. Bakanlık genelgesini göndermiş. İstanbul'da uygulanmasını sağlamak ve denetlemek ise İl Millî Eğitim Müdürlüğünün görevidir.

29