Bugün 3 Mart; Dünya Omega-3 Günü. Böyle günleri çoğu zaman takvimde görüp geçiyoruz ama aslında soframızla doğrudan ilgili bir hatırlatma bu. Çünkü denizlerin bize sunduğu en değerli armağanlardan biridir balık. Sofraya gelen her balık yalnızca lezzet değildir, kalp sağlığından beyin gelişimine kadar uzanan güçlü bir omega-3 kaynağıdır. Uzmanlar yıllardır aynı şeyi söylüyor: Haftada en az iki kez balık tüketmek sağlıklı yaşamın en basit ama en etkili adımlarından biri. Çünkü omega-3 vücudun kendi başına üretemediği, dışarıdan alınması gereken temel yağ asitlerinden...
Tam da bu nedenle geçen hafta Adalar'da dikkat çekici bir etkinliğe katıldım. Konu sadece balık değildi, o balığın geldiği denizin geleceğiydi. Orzax'ın, Adalar Belediyesi, Deniz Temiz Derneği/TURMEPA ve Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği'nin (SUFOD) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Mavi İz" projesi, deniz temizliğini sanatla buluşturdu. Denizden çıkarılan atıklar, heykel sanatçısı Büşra Kölük tarafından bir sanat eserine dönüştürüldü. Yani denizin dibinde görünmeden duran o atıklar, sanat sayesinde hepimizin gözlerinin önüne geldi.
Toplantıda Orzax CEO'su Yunus Emre Alimoğlu, önemli bir noktaya dikkatleri çekti. Denizlerin temizliği sadece çevre değil, aynı zamanda insan sağlığı meselesi. Çünkü omega-3'ün kaynağı olan balıkların yaşam alanı denizlerin sürdürülebilirliği doğrudan bizim soframızı ilgilendiriyor.
Etkinlikte Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ile de kısa bir sohbet ettik. Kendisi yıllardır Marmara'da dalış yapan biri. Haliyle ilk sorum müsilaj oldu. "Şimdilik ciddi bir tablo görmedim" dedi ama ardından da önemli bir uyarı yaptı: "Hayalet ağlar çürümez, ekosistemi çürütür."
Kısacası mesele sadece denizi temizlemek değil, denizin geleceğini korumak. Çünkü sağlıklı deniz, sağlıklı sofralar demek. Bugün 3 Mart Dünya Omega-3 Günü… Sofranızda balığa yer açmayı unutmayın!
Asfalt seferberliği şart
Konu yollardan açılmışken bir eleştiri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne. İstanbul'da artık ciddi bir asfalt seferberliğine ihtiyaç duyuluyor. İlçe belediyelerinin sorumluluğundaki sokakları bir kenara bırakın, kentin ana caddeleri bile yer yer köstebek yuvasını andırıyor.
Zeytinburnu Kavala
Bu haftanın içinden çıkan güzel ramazan haberleriyle yazımı bitireyim. Zeytinburnu Belediyesi'ne ait Tarihi Merkezefendi Fırını'nda 130 yıllık ekşi mayayla üretilen has buğday ve siyez ekmeklerinin yanına yeni bir lezzet eklendi: Kavala kurabiyesi.
Son dönemde sık duyuyordum: "Hafta sonu Yunanistan'a geçtik, Kavala kurabiyesi aldık geldik." Sırf o tat için sınır aşanları biliyorum. Şimdi aynı lezzetin Zeytinburnu'da, tarihi bir taş fırında üretilmesi dikkat çekici. Tereyağlı dokusu ve dengeli şeker oranıyla hazırlanıyor. Ramazan ayında böyle bir adım atılması da elbette çok anlamlı.

18