Belediye suyu neden 20 lira

Bayram boyunca, en çok konuşulan şakalardan biri şuydu: "Sivaslılar memlekete gitti, İstanbul boşaldı." Gerçekten de binlerce Sivaslı bayramda memleketinin yolunu tuttu. Ben de Sivas'taki gazeteci arkadaşlarımı ve belediye başkanlarını aradım. "Şehir nasıl" diye sordum. Anlattıkları tablo dikkat çekiciydi. Kent merkezindeki kalabalık zaman zaman İstanbul'un İstiklal Caddesi'ni hatırlatmış. Caddelerde yürümek zorlaşmış, trafik durma noktasına gelmiş. Hareketlilik yalnızca şehir merkezinde de yaşanmamış. Hafik, Suşehri ve Kangal'da yoğunluk hissedilmiş. Uzun zamandır böyle bir bayram yaşamadıklarını söylediler. İşin en güzel tarafı esnafın yüzü gülmüş; uzun zamandır böyle bir yoğunluk yaşanmamış. Raflar bile boşalmış. Memleket hasreti, bayram sofrası ve sokak hareketliliği Sivas'a iyi gelmiş.

Atina'da Taksim hissi

Bayramın bir başka adresi ise Yunanistan'dı. Sınır kapılarında kilometrelerce kuyruk oluştu. Bekleme süreleri yer yer 10 saati buldu. Ayvalık, Çeşme, Kuşadası ve Bodrum limanlarında da manzara farklı değildi. Yunan adalarına çalışan feribotlar dolu gidip dolu geldi. Merak ettim, Atina'daki bir arkadaşımı aradım: "Bir ara kendimi Atina'da değil, Taksim'de sandım" dedi. "Her yerde Türkçe konuşan insanlar vardı." Hatta anlattığı bir sohbet daha da dikkatimi çekti: Bir Türk turist, yol parası, yurt dışı çıkış harcı, vize ücreti ve tatil harcamalarının tamamını topladığında bile Yunanistan'da Türkiye'ye göre daha uzun süre, daha konforlu tatil yaptığını söylemiş. Abartıyor olabilir ama bu bayram Yunanistan'ın en kalabalık misafirlerinin Türkler olduğu açıktı. Dönüşte de benzer bir tablo yaşandı. Herkes son güne kalmamak için cumartesi yola çıkınca gidişteki yoğunluk bu kez dönüş yolunda ortaya çıktı. Cumartesi yollar yine kilitlendi. Pazar günü ise yolların büyük bölümü boşalmıştı.

Markette 5, BELTUR'da 20 lira

Gelelim İstanbul'a... Ben bayramı İstanbul'da geçirdim. Toplu ulaşım ücretsiz olunca İstanbul'da kalan vatandaşlar kendilerini sahillere attı. Eminönü'nde, Sultanahmet'te, vapurlarda adım atacak yer yoktu. Adalarda insan seli vardı. Ben de bir günümü Caddebostan ve Bağdat Caddesi çevresinde geçirdim. Çimlerde oturanlar, yürüyüş yapanlar, denize girenler vardı.

Günün sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin işlettiği bir BELTUR tesisine uğradım. Fiyat listesine bakınca şaşırdım. Küçük cam bardak çay 29 lira. İstediğinizde "bardak yok" denilip karton bardak veriliyor. Orta boy karton bardakta çay 39 lira, büyük boy çay 49 lira. Ama asıl dikkatimi çeken 500 mililitrelik Hamidiye suyun 20 liraya satılması oldu. Hamidiye Su, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kendi iştirak şirketi. Yani su da belediyenin, tesisi işleten de belediye. Marketlerde aynı suyu 5-6 liraya görmek mümkün. Market bir de bu fiyattan satıp kâr ediyor. İnsan ister istemez soruyor: Belediyenin kendi ürettiği suyu, kendi işlettiği tesiste 20 liraya satmasının izahı nedir Hani sosyal tesis Hani vatandaşın yanında olmak