UÇKURU SERBEST CHP'Lİ OLMAK
İslamcı ideoloji karşısında seküler partide 'özgürlük' arayan biri, aslında hangi ahlak standartlarından kaçıyor?
Yazar, kırk yıl dindar ilkelere bağlı kalan Erdal Şimşek'in CHP'ye geçişini, seküler siyasetin ahlaksal çöküşüyle karşılaştırarak ikiyüzlülüğü sorguluyor. Parti yöneticilerinin cinsel istismar ve yolsuzluk skandallarını 'özel hayat' diye aklama çerçevesinde yazıyor; ancak yazarın da dini çerçevede cinselliği bastırdığını tenkit etmesi, kendi moralist tavrını sorgulatıyor.
Efendim bu Pazar, bir "hidayet-i siyaset" yazısı yazayım dedim. İçimdekini siz aziz kaarilerimle paylaşayım, Allah'ın bildiğini kuldan saklamanın bir anlamı yok.
Ve Erdal kardeşiniz, kalemi eline almış, "Ben artık CHP'liyim" diye feryat ediyor. Yahu Erdal, günaydın! Sen yarım asır "Nisa Suresi" diye titrerken, "Aman hanım Allah'ın emanetidir, sakın ha incitme" diye kendi nefsine prangalar vururken; bizim solun o "aydınlık" çocukları zaten çoktan "Güneşin Zaptı"na değil, otel odalarının zaptına çıkmışlardı.
O eski yoldaş, o 40 yıllık Erdal Şimşek nihayet kararını verdi: "Bundan böyle ben CHP'liyim!" demiş. Hayırlı olsun. Kırk yıl boyunca bir yudum su gibi kızlara yan gözle bakmadan, Nisa Suresi'ni ezberleyip "kadın Allah'ın emanetidir" diye titreyerek, dört nikah hayali kurup birinin hakkını bile veremeden ömür tüketmiş. Şimdi bakıyor ki, eski yoldaşlar cumhuriyetin asil partisinde kümelenmiş, hem de ne kümelenme! Uçkur serbest, vicdan tatilde, Allah korkusu emekli olmuş. Adam resmen "ben bu partiye üye olacağım, Ege'ye veya Akdeniz'e taşınacağım, belediye başkanlığı olmazsa meclis üyeliğiyle idare ederim" diyor. Çünkü orada ne haram var, ne günah, ne de "itaat et, rahat et" formülü. Sadece "ver, al" formülü var. Ver kadını, al kadroyu. Ver malafatı, al arabayı. Ver şakşağı, al makamı. Bravo yoldaş. Kırk yıllık devrimci ahlakını bir çırpıda çöpe atıp, "artık özgürüm" diye bağırıyorsun. Ama kusura bakma Erdal, sana küçük bir uyarı yapayım: O tarafa geçince özgür olacağını sanıyorsun ama aslında sadece "özgür, özel" şemsiyesinin altına sığınıyorsun. Ve o şemsiye o kadar delik ki, üstünden yağan rezillikler insanı değil, partiyi bile ıslatıyor.
BACIDAN YOLDAŞA, YOLDAŞTAN METRESE
Hatırlıyor musun o eski sol günleri Kadınlar "bacı" idi. Yan gözle bakmak devrime ihanet sayılırdı. Aşk yasaktı, flört yasaktı, seks partneri olmak "burjuva sapkınlığı" idi. Sonra Kenan Evren geldi, başörtüsüne düşmanlık estirdi, siz de vicdanınıza yenilip başörtülü kızların yanında yer aldınız. Derken "Allah'ın emrine" uyup evlendiniz, çoluk çocuğa karıştınız. Eski yoldaşlar dalga geçti: "Hadi bakalım dörtlü dininize!" diye. Sen de "bir kadının hakkını vermek bile cennetlik olmak ister" diye ömür tükettin. Nisa Suresi'ni okuyup "emanet" diye tir tir titredin.
Şimdi ne oldu O yoldaşlar CHP'de kümelenmiş, hem de ne kümelenme. Bir bakıyorsun, 70'ine merdiven dayamış belediye başkanları beldelerindeki hatunları "koleksiyon" yapmış. 18'den 35'e yaş skalası tutturmuşlar. Sen dört nikahı hayal ederken, onlar "dört sevgili + belediye personeli + dünya turu" paketi yapmış. Hem de belediye parasıyla. Bir tanesi 57 yaşında, evli, üç çocuk babası, Ankara'da lüks otel odasında 21 yaşındaki belediye personeliyle basılıyor. Belinde havlu, ikinci telefonu sevgilinin iç çamaşırında. Polis kapıyı çalınca "üzerimi değiştireyim" diyor. Değiştir tabii başkanım, değişmeyen tek şey uçkurun serbestliği.
Kadın kolları hemen devreye giriyor: "Başkanımızın arkasındayız, önündeyiz, sağında solundayız!" Kadın kolları başkanı "başkanımıza uzanan eller kırılsın" diye twit atıyor. Ulan kızım, uzanan eller değil, uzanan malafat! Ama siz "başkanımızın malafatının arkasındayız" demiyorsunuz açıkça, ama ima ediyorsunuz. Çünkü taban öyle istiyor. Taban hazır. Şakşak vur, malafat kaldır, şakşak sallat. Bu ne koyunluk, bu ne mal oluş Allah aşkına.
ÖZGÜR ÖZEL'İN ŞEMSİYESİ ALTINDA ÖZGÜR UÇKUR
Partinin tepesi de cabası. Taşra müdürü Özgür Özel yönetimde kaldıkça, "kelle gidip" üye yazılacağım diyorsun Erdal. Tamam yazıl, ama o şemsiyenin altında ne var biliyor musun Bir yanda İstanbul'un en büyük belediyesini yöneten zat, öbür yanda voleybolcu "sevgili", kelepir daireler, Florya tesislerinde ayaküstü randevular, HTS kayıtları, MASAK raporlarına yansıyan şüpheli para akışları. Tabii hepsi "ispatlanmayan haber" ama ispatlanmayan haberler o kadar çok ki, parti resmen "ispatlanmayanlar kulübü" olmuş. Eşiyle birlikte voleybol maçına gitmiş görüntüler bile "aldatma" diye yorumlanıyor sosyal medyada. Adamın etrafı o kadar kalabalık ki, hangisi sevgili, hangisi "sadece arkadaş" ayırt etmek imkânsız.
Bir başka belediye başkanı İzmir'de ofiste yasak aşk yaşıyor, görüntüleri kameraya alınıyor, adaylıktan oluyor. Başka biri Didim'de iş görüşmesine gelen kadına ilaç atıp çiftlik evine götürüyor, seks kölesi yapıyor iddiası. Giresun Görele'de 16 yaşındaki kıza taciz mesajları atıyor, kız sonra trafik kazasında ölüyor. Antalya'da meclis üyesi kadınlara cinsel saldırı ve şantaj yapıyor. Antalya'da, Bursa'da, Malatya'da, Ümraniye'de genç kızlara, stajyerlere, belediye çalışanlarına taciz, tecavüz, mesajlaşma skandalları birbirini kovalıyor. Her seferinde aynı senaryo: Parti önce "bunlar komplo" diyor, sonra "özel hayat" diyor, en sonunda da "kadın kolları arkasındayız" diye twit atıyor.
KARA MİZAHIN ZİRVESİ: KADIN KOLLARI
En komik, en acı, en mide bulandırıcı olanı kadın kolları. Adam 70 yaşında, ama belediyenin "Kültür ve Sosyal İşler" birimini kendi kişisel "Tinder" uygulamasına çevirmiş. Uşak'ta 21 yaşındaki kızla otel odasında basılan başkana "başkanımız hizmet ediyor, zulüm yapılıyor" diye sahip çıkıyorlar. Kadın kolları başkanı "özveriyle çalışan, tek derdi Uşak'a hizmet etmek olan başkanımıza" diyor. Hizmet ediyormuş. Evet, ediyormuş. Hem de nasıl! 21 yaşındakine belediye işi, Gürcistan'da kumar turu, Ankara'da otel, rezidans dairesi, dünyayı gezdirmek... Hizmetin bu türüne "kamu hizmeti" denir herhalde. Kadın kolları da "biz de hizmet ediyoruz" diye başkanın arkasında poz veriyor.
Hasan Sabbah'ın fedaileri bile bu kadar sadık değildi. Adam "mala çakarken" yakalanıyor, torunu yaşındaki kızla otelde, kadın kolları "arkandayız başkanım" diyor. Kokona karılar, en tip kızlar, hepsi "başkanımıza uzanan eller kırılsın" diye slogan atıyor. Eller değil, başka uzuvlar uzanıyor ama ne fark eder Taban hazır. Şakşak vurmaya, malafat sallamaya, kadro dağıtmaya hazır.
ŞERİATÇI ERDAL'IN CHP'YE GEÇİŞİ
Fakir-i pürt taksir kulunuz Erdal Şimşek şimdi diyor ki: "Bunların son hallerini görünce karar verdim. Ben artık CHP'li olacağım. Ne Allah korkusu, ne haram korkusu, ne uçkuru sıkı bağlama endişesi. Açacağım şerefi, vicdanı, onuru, haysiyeti. Uçkuru da açacağım." Tamam kral, aç. Ama açarken şunu unutma: Sen kırk yıl "emanet" diye titrerken, onlar "emanet"i belediye personeline, voleybolcuya, 18'liklere, 35'liklere dağıtmış. Sen bir kadının hakkını veremeyip ömür tüketirken, onlar "ver malı, al makamı"

21