33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, sinemanın yıldızlarını buluşturan görkemli kapanış gecesiyle sona erdi. Ödüller sahiplerini bulurken Adana, bir kez daha Türk sinemasının kalbinin attığı kent oldu. Ancak Adana'nın sinemayla kurduğu o güçlü bağ ve Altın Koza'nın yarattığı sanat atmosferi, geride uzun süre konuşulacak bir festival bıraktı.
ALTIN KOZA'DA MUHTEŞEM FİNAL!
Türk sinemasının köklü ve sarsılmaz çınarı 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, yedinci sanatın estetik doruklarında gezinen muazzam bir kapanış töreniyle perdeyi kapattı. Sanatın, edebiyatın ve ulusal sinema hafızamızın harmanlandığı görkemli gecede, festival heyecanının odağındaki isimlerden Adana Büyükşehir Belediye Başkan vekili Güngör Geçer liderliğinde Altın Koza Yürütme Kurulu üyeleri Menderes Samancılar (Yürütme Kurulu Başkanı), Nebil Özgentürk, İsmail Timuçin, Hüseyin Orhan, Esin Küçüktepepınar, Mahmut Göğebakan, Gökhan Mutlay sinemanın toplumsal hafızayı diri tutan gücüne ve sanatsal niteliğine vurgu yapan mesajlarıyla geceye damgasını vurdu. Menderes Samancılar başkanlığındaki Altın Koza Yürütme Kurulu üyeleri ev sahipliğinde şekillenen 33. festival dönemi; yalnızca beyaz perdeyi değil, Türk edebiyatının derin ruhunu da Adana'nın bereketli topraklarında ağırladı. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinin kapanış gecesi, festivalin sanat, sinema ve Adana ruhunu güçlü biçimde buluşturan görkemli bir final oldu. Festivalin görkemli kapanış gecesinde ödüller sahiplerini buldu, sinema dünyası Adana'da unutulmaz bir final gecesi yaşadı.
Haberin DevamıBİR FESTİVALDEN FAZLASI
Aylar boyunca süren büyük emek sonrası Türkiye'den ve dünyadan önemli sinemacıları Adana'da buluşturan Altın Koza, final gecesinde de sanat ve sinema dünyasının seçkin isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nin kazananları da açıklandı. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda Ali Vatansever'in "Bir Arada Yalnız" filmi En İyi Film seçilirken, Yılmaz Güney Ödülü de Banu Sıvacı'nın "Günyüzü" filmine verildi. Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması'nda ise En İyi Senaryo Ödülü Gonca Gülbey'in "Dünyanın Öbür Ucunda" adlı projesinin oldu. En İyi Belgesel Ödülü Aylin Kuryel'in "Stella ile 8 Mart" filmine giderken, Uluslararası Kısa Film Yarışması'nda Avustralya'dan Radheya Jang'ın "Trading Cards" filmi, Ulusal Kısa Film Yarışması'nda ise Halil Tanışan'ın "Otel" filmi En İyi Film Ödülü'nü kazandı.
Haberin DevamıAltın Koza, yalnızca yarışma filmleriyle değil; usta isimleri, dünya sinemasından seçkileri, özel gösterimleri ve sinemaseverlerle kurduğu güçlü bağla da 33. yılında çıtayı daha yukarı taşıdı. Adana'nın kültür ve sanat kimliğinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Altın Koza, kentin sinemayla kurduğu köklü ilişkiyi bir kez daha görünür kıldı.
SEYHAN'DAN BEYAZPERDEYE YANSIYAN HAKİKAT
Çukurova'da sonbahar, sararan yaprakların hüznüyle değil; toprağın, bereketin ve beyazperdenin o tanıdık gururuyla karşılanır. Eylül çekilirken Çukurova'nın üstünden, yapraklar sararmanın hüzünlü teslimiyetine değil, toprağın kadim gururuna bürünür. Gün devrilirken Seyhan'ın göğsüne düşen kızıllık, yalnızca dünün sıcağını değil; o sıcağın içinde mayalanan masalları, alın terini ve sinemanın o esrik büyüsünü tutuşturur. Adana; bağrında taşıdığı sert, mağrur ve tutkulu ruhuyla her yıl Altın Koza'da yeniden doğar. Pamuk tarlalarının tozlu yalnızlığından, karanlık salonların loş ve tılsımlı ışıklarına uzanan koca bir düş köprüsü kurulur. Altın Koza, parlak ışıkların yahut gürültülü alkışların ötesinde bir varoluş çığlığıdır. Bu toprağa sinmiş sanatsal bellek, Yılmaz Güney'in adımlarında toprağı döven bir hakikat, Yaşar Kemal'in rüzgârında devleşen bir destan, Orhan Kemal'in ekmek kavgasında vücut bulan bir haysiyettir. Türk sinemasının kalbi bu yüzden en sahih ritmini burada yakalar; çünkü Adana insanı bir hikâyeyi seyretmez, onu evvelâ kendi bağrında yaşar ve yakar.
Haberin DevamıFestival vakti geldiğinde, Taşköprü'nün altından akan sadece su değildir; zamandır, insandır, unuttuğumuz o derin kederdir. Nehrin üzerindeki her kıvrım, perdeye düşen fısıltılı bir dramın ya da bağımsız bir kadracın cesur itirazını taşır. "Altın Koza" adı bir tesadüfün değil, mucizenin simgesidir: İpek böceğinin kendi kabuğunda ördüğü o sessiz sabır nasıl ki nihayetinde ipeğin zarafetine evrilirse; Altın Koza da Anadolu'nun bağrından sökülen çileli insan hikâyelerini sanatın ölümsüz kumaşına dokur. Projeksiyon cihazının cızırtısıyla karanlık yarıldığında, insan ile imge arasındaki o ezeli akrabalık yeniden kurulur. Zamana, imkânsızlıklara ve unutuşa direnen bağımsız sinema, Çukurova'nın bu sıcak sığınağında soluklanır. Hakikatin, emeğin ve insanın çıplak hikâyesi anlatıldıkça; bu ışıktan kozadan kanatlanan düşler, gökyüzünü aydınlatmaya devam edecektir. Festival günlerinde Adana sokakları değişir. Taşköprü'nün üzerinden geçen rüzgâr, karanlık salonlarda perdeye yansıyan hüzünlü bir dramın ya da bağımsız bir yönetmenin cesur kamerasının kokusunu taşır. "Altın Koza" ismi tesadüf değildir; tıpkı ipek böceğinin o küçücük kozadan mucizevi bir zarafet çıkarması gibi, bu festival de Anadolu'nun derinliklerinden çıkan insan hikâyelerini işler, olgunlaştırır ve sanatsal birer başyapıta dönüştürür. Işıklar kararıp projeksiyon cihazı çalışmaya başladığında, Adana ile sinema arasındaki o sarsılmaz bağ bir kez daha tazelenir. Altın Koza; sansüre, imkânsızlıklara ve zamana direnen bağımsız sinemanın sığınağıdır. Hakikatin, emeğin ve insanın hikâyesini anlatmaya devam ettiği sürece, Çukurova'nın bu ışıklı kozasından daha nice efsaneler kanatlanacaktır.

16