17 Ağustos'un Mesajı Net: Depremi bekleme, hazırlığını yap...
Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Marmara Depremi'nin yıldönümünde yaptığı açıklamada, "Depremi Beklemek Değil, Depreme Hazırlanmak Zorundayız..Tozlu raflardaki deprem raporları hayata geçirilmeli" dedi
Takvimler 17 Ağustos'u gösterdiğinde Türkiye'nin hafızasında yalnızca bir tarih değil, ağır bir acı yeniden canlanıyor. 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden yıllar geçti. Ancak o gece yaşanan yıkım, kaybedilen binlerce hayat ve geride kalanların hafızasında taşıdığı büyük travma, Türkiye'nin deprem gerçeğini hâlâ en güçlü şekilde hatırlatıyor. Aradan geçen yıllar, Türkiye'nin deprem riskini ortadan kaldırmadı. Tam tersine, bilim insanlarının uyarıları ve farklı bölgelerde yaşanan depremler, gerçeği her defasında yeniden önümüze koydu:
Haberin Devamı17 AĞUSTOS'UN ARDINDAN DEĞİŞMEYEN GERÇEK: DEPREM DEĞİL, HAZIRLIKSIZLIK YIKIYOR
Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıldönümünde yaptığı açıklamada, bir deprem ülkesi olan Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu belirterek, "Depremi önleyemeyiz ancak depremin afete, yıkıma ve kitlesel can kaybına dönüşmesini önleyebiliriz" dedi.Dr. Şevkin, deprem hazırlığının yalnızca deprem sonrasındaki arama-kurtarma çalışmalarına indirgenemeyeceğini vurgulayarak, deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrasında yapılması gerekenlerin bir bütün olarak ele alındığı, bilimsel verilere dayalı güçlü bir devlet politikasının daha fazla zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. "Daha fazla insanımızı kaybetmeyi bekleyemeyiz" diyen Dr. Şevkin, güvenli kentlerin öncelikle doğru planlama, afet riski barındırmayan doğru zemin seçimi ve güvenli yapılaşma anlayışıyla oluşturulması gerektiğini ifade etti.
TÜRKİYE BİR DEPREM ÜLKESİ
Bu nedenle artık asıl mesele depremin ne zaman olacağını beklemek değil, o gün geldiğinde ne kadar hazır olacağımızdır. Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin'in 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıldönümünde yaptığı değerlendirmeler de bu temel gerçeğe dikkat çekiyor. Ancak konu herhangi bir siyasi tartışmanın ötesinde, doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir mesele olarak ele alınmalı. Çünkü depremi engellemek mümkün olmayabilir. Fakat depremi büyük bir afete, yıkıma ve kitlesel can kaybına dönüştüren koşulları azaltmak mümkündür. Çünkü her büyük depremden sonra aynı soruları sormak, aynı eksiklikleri yeniden tespit etmek ve ardından bir sonraki depremi beklemek, toplum olarak kabul edebileceğimiz bir döngü olmamalı. Bilim insanlarının yıllardır ortaya koyduğu veriler karar alma süreçlerinin temelini oluşturmalı.
Haberin DevamıDEPREMDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI
Deprem hazırlığı denildiğinde çoğu zaman akla arama-kurtarma ekipleri, acil yardım çalışmaları ve afet sonrasında kurulacak çadırlar geliyor. Oysa gerçek hazırlık, deprem olmadan çok daha önce başlıyor. Bir binanın nerede yapılacağı, zeminin özellikleri, faylara uzaklığı, imar planı, yapı denetimi, altyapısı, ulaşım yolları ve acil durumda kullanılabilecek toplanma alanları... Bütün bunlar deprem hazırlığının ayrılmaz parçaları. Bu nedenle güvenli kentler yalnızca sağlam binalardan değil,doğru zemin üzerinde doğru planlamayla oluşturulan yaşam alanlarındanmeydana geliyor.
ZEMİN GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Bir yapının güvenliği yalnızca betonunun veya demirinin kalitesiyle ölçülemez. O yapının üzerinde bulunduğu zemin de en az yapı kadar önemlidir. Fay hatları ve fay zonları üzerindeki yapılaşma, bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmek zorundadır. Zemin etütleri yalnızca imar dosyalarında bulunan belgeler olmaktan çıkarılmalı; gerçek anlamda uygulanmalı ve denetlenmelidir. Çünkü deprem sırasında ortaya çıkan sonuç, çoğu zaman yalnızca doğanın gücüyle değil, insan eliyle oluşturulan risklerin birleşimiyle ağırlaşıyor. Bilimin uyarıları dikkate alınmadığında, yanlış yerde yanlış yapılaşmanın bedelini toplum ödüyor.
Haberin DevamıTOZLU RAFLARDA BEKLEYEN RAPORLAR ARTIK HAYATA GEÇİRİLMELİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde hazırlanan deprem araştırma raporlarının artık raflarda bekletilmemesi gerektiğini belirten Dr. Şevkin, kendisinin de yer aldığı iki ayrı 'Meclis Deprem Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı binlerce sayfalık raporda yüzlerce önerinin yer aldığını hatırlattı.Dr. Şevkin, "Yıllardır deprem konusunda konuşuyor, komisyonlar kuruyor, raporlar hazırlıyoruz. Ancak raporların gereği yerine getirilmediğinde, kanunlaşması gereken düzenlemeler hayata geçirilmediğinde bütün bu çalışmalar kâğıt üzerinde kalıyor. Ne acıdır ki alınmayan bu önlemler, depremlerde büyük can ve mal kayıplarına neden oluyor. TBMM'de hazırlanan deprem raporları tozlu raflardan indirilmeli, bilim insanlarının ve uzmanların ortaya koyduğu öneriler doğrultusunda gerekli yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır" dedi.
Haberin DevamıKENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE İNSAN HAYATI OLMALI

26