Mersin'in bereketli toprakları, yalnızca ürün yetiştirmiyor; aynı zamanda kültür, kimlik ve hafıza üretiyor. İşte bu anlayışla düzenlenen "Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor" programı, kentin yerel değerlerini geleceğe taşıma yolunda önemli bir buluşmaya dönüştü.
Mersin tarih ve kültürel birikim üzerine kurulu bir kent
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, 'Akdeniz'in Mirası, Toprağın Kimliği' sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor' programına katıldı. Başkan Seçer, programın açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında üreticilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği olan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. Organizasyonun bölge için önemli bir toplantı olduğuna değinen Başkan Seçer, Mersin'in tarih ve kültürel birikim üzerine kurulu bir şehir olduğunun vurgusunu yaptı.
Haberin DevamıBaşkan Vahap Seçer: Sadece üretmek yetmez
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in dikkat çektiği nokta son derece önemliydi: "Sadece üretmek yetmez, ürüne değer katmak gerekir." Günümüz ekonomisinde ürünün kalitesi kadar hikâyesi de önem taşıyor. Tüketici artık yalnızca bir zeytin ya da bir üzüm satın almıyor; o ürünün yetiştiği toprağı, kültürü ve geçmişi de satın alıyor. Bu nedenle coğrafi işaretler, yerel ürünleri sıradan bir tarım ürünü olmaktan çıkarıp bir marka değerine dönüştürüyor.
Tarımsal üretim olarak temel ihtiyaç maddelerinin birçoğunun ana vatanının Mezopotamya bölgesi olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, "Toros Dağları'nın bize sunduğu zenginliği görmemek, inkar etmek mümkün değil. Toros Dağları'na çıkın dünyanın birçok yerinde olmayan endemik bitkiler görürsünüz ve değerlendirebilirseniz bunların bugünkü dünyada ekonomik değeri çok yüksek. Muzunuz, Tarsus Beyaz Üzümünüz, Tarsus İnciriniz, Mut Zeytininiz ve Mut Kayısınız var. Her şey güzel. Her şey var ama sadece üretmekle olmuyor. Buna bir değer katmak, bir hikâye yazmak gerekiyor. Bugünkü toplantının amacı budur. Bizim öz değerlerimize noter tasdiki vurmak, 'Taklitlerinden sakının!' demek gerekiyor. Dünyanın her pazarında satılan bu bölgenin ürünlerinin, bu bölgeye ait olduğu gerçeğini oradaki tüketicilere sunmak ve onları cazibeli ürün haline getirmeliyiz" dedi.
Haberin DevamıSeçer'in Mersin'in çok kültürlü yapısına yaptığı vurgu da dikkat çekiciydi. Yörük, Arap, Kürt, Balkan ve Kafkas kültürlerinin bir arada yaşadığı bu kent, gastronomik zenginliğini de bu kültürel çeşitlilikten alıyor. Mersin mutfağı yalnızca yemeklerden oluşmuyor; göçlerin, geleneklerin ve ortak yaşam kültürünün bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle coğrafi işaretli ürünlerin korunması aynı zamanda kültürel hafızanın korunması anlamına geliyor.
"Akdeniz'in Mirası, Toprağın Kimliği"
Bir kentin geleceği, sahip olduğu doğal zenginlikleri ne kadar doğru koruduğu ve bunları ne ölçüde ekonomik, kültürel ve sosyal değere dönüştürebildiğiyle yakından ilgilidir. Günümüzde dünyada rekabet artık yalnızca sanayi ve teknoloji üzerinden yürümüyor; kentler aynı zamanda kültürel mirasları, gastronomik değerleri ve yerel ürünleriyle de öne çıkıyor. Bu nedenle coğrafi işaretler, modern kalkınma anlayışının en önemli araçlarından biri olarak kabul ediliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen "Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor" programı da tam olarak bu anlayışın bir yansıması oldu. "Akdeniz'in Mirası, Toprağın Kimliği" sloganıyla gerçekleştirilen etkinlik; üreticileri, akademisyenleri, kooperatifleri, meslek odalarını ve yerel yöneticileri aynı masa etrafında buluşturdu. Aslında konuşulan yalnızca tarım değildi; Mersin'in geçmişi, bugünü ve geleceğiydi.
Haberin Devamı12 ürün coğrafi işaret tescili bekliyor
Üreticiler, kooperatifler, kamu kurumları, akademisyenler, gastronomi temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren program, coğrafi işaretlerin bütüncül bir kalkınma aracı olduğuna dair ortak farkındalık oluşturulması hedefiyle gerçekleştirildi. Programda; Mersin'in hafızasını, üretim kültürünü, toprağın karakterini, kuşaklar arası birikimi koruyan araçlardan olan 24 coğrafi işaretli ürün tanıtılırken aynı zamanda coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan 12 ürünün de detaylarına yer verildi.
Doğal çeşitlilik üretim kapasitesi kazandırıyor
Mersin, coğrafi konumu itibarıyla Türkiye'nin en özel üretim havzalarından biridir. Bir yanda Akdeniz'in ılıman iklimi, diğer yanda Toros Dağları'nın sunduğu doğal çeşitlilik kente eşsiz bir üretim kapasitesi kazandırıyor. Muzdan narenciyeye, Mut zeytininden Tarsus beyaz üzümüne, kayısıdan incire kadar pek çok ürün bu coğrafyada kendine özgü özellikler kazanıyor. İşte coğrafi işaretler de bu özgünlüğün tescili anlamına geliyor. Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, yalnızca bir etkinliğin değil, Mersin'in üretim kültürüne sahip çıkan ortak bir vizyonun da temsilcileri olarak öne çıktı.
Haberin DevamıKültürel mirasları görünür kılmak
Kentler artık sadece sanayi ve ticaretle değil, kültürel miraslarını ne kadar görünür kıldıklarıyla da yarışıyor. Bu noktada Mersin'in önünde büyük bir fırsat bulunuyor. Coğrafi işaretli ürünler; gastronomi turizmini, yerel ekonomiyi, kadın emeğini ve kırsal kalkınmayı aynı anda destekleyen güçlü bir kalkınma modeli sunuyor. Başkan Seçer'in konuşmasında öne çıkan en önemli mesaj da buydu: Mersin'in değerlerini görünür kılmak. Çünkü bir kentin geleceği, kendi köklerini ne kadar koruyabildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Bugün dünyanın en değerli markaları bir hikâye satıyor. Mersin'in ise anlatılmayı bekleyen yüzlerce hikâyesi var. Mersin, Akdeniz'in kıyısında yükselen genç bir şehir gibi görünse de aslında binlerce yıllık bir birikimin mirasçısıdır. Torosların eteklerinden denize uzanan bu bereket coğrafyası; yalnızca ürün değil, aynı zamanda kültür üretmektedir. Bir üzüm tanesinde, bir zeytin dalında, bir kayısı çekirdeğinde yüzyılların emeği ve hafızası yaşamaktadır.

34