Mersin'den Türkiye'ye denizcilik çağrısı

Mersin Deniz Ticaret Odası, Türkiye'nin denizcilik gündemini uluslararası masaya taşıdı. Dünyanın denizci ülkelerinden temsilciler Mersin'de buluştu. Mesaj net: Güçlü liman, güçlü ticaret; güçlü hukuk, güçlü Türkiye...

Mersin Deniz Ticaret Odası'nın (MDTO) koordinasyonunda, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Limanı (MIP) iş birliğiyle gerçekleştirilen "Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu", Türkiye'nin denizcilik geleceğine ilişkin güçlü bir vizyon ortaya koydu.

LİMANLAR SADECE YÜK TAŞIMIYOR, TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ TAŞIYOR

Türkiye'nin denizlerdeki gücü artık yalnızca kaç gemiye sahip olduğu ya da kaç ton yük elleçlediğiyle ölçülmüyor. Yeni dönemde asıl yarış; limanlarda, ticaret koridorlarında, deniz güvenliğinde, yeşil dönüşümde, dijital altyapıda ve deniz hukukunda yaşanıyor. İşte bu nedenle Mersin'de düzenlenen uluslararası buluşma, sıradan bir hukuk sempozyumunun çok ötesine geçti.

Haberin Devamı

Ve Mersin'den verilen mesaj açık:

TÜRKİYE DENİZLERİNDE DAHA GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA!

Çünkü küresel ticaretin rotaları değişiyor. Limanlar büyüyor. Teknoloji gemilerin dümenine geçiyor. Enerji dönüşüyor. Deniz güvenliği yeni tehditlerle karşı karşıya kalıyor. Ve bütün bu değişimin ortasında hukuk, strateji ve devlet aklı belirleyici hale geliyor.

"LİMANI GÜÇLÜ OLAN ÜLKE, TİCARETTE GÜÇLÜDÜR"

Sempozyumun açılışında konuşan TBMM 26. Başkanı İsmet Yılmaz, limanların artık yalnızca gemilerin yanaştığı ve yüklerin elleçlendiği tesisler olmadığını vurguladı. Limanların; egemenlik, ticaret, güvenlik, çevre, enerji ve teknoloji başlıklarının kesiştiği stratejik alanlara dönüştüğüne dikkat çekildi. Verilen mesajın ekonomik karşılığı ise son derece net: Bir limandaki hukuki belirsizlik, yalnızca limanı değil, bütün ticaret zincirini etkiliyor. Bir geminin gecikmesi ihracatçıyı, bir güvenlik açığı taşımacıyı, bir çevre ihlali ülkenin itibarını, bir altyapı sorunu ise tedarik zincirinin tamamını etkileyebiliyor. Bu nedenle liman artık yalnızca bir ticaret kapısı değil. Milli ekonominin stratejik kapısı.

Haberin Devamı

MDTO'DAN KRİTİK ÇIKIŞ: "GELECEĞİN LİMANI HUKUKSUZ OLMAZ"

MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedii Canatan'ın dikkat çektiği başlıklar, denizcilik sektörünün yeni dönemde karşılaşacağı sorunların boyutunu ortaya koydu. Akıllı limanda meydana gelen bir kazada sorumluluk kime ait olacak Otonom bir sistemin verdiği zarardan kim sorumlu tutulacak Yapay zekânın karar verdiği bir operasyonun hukuki sorumluluğu nasıl belirlenecek Dijital ticarette hangi ülkenin hukuku uygulanacak Yeşil dönüşüm yükümlülükleri kim tarafından ve nasıl denetlenecek Bunlar artık geleceğin soruları değil. Bugünün deniz ticaretinin masadaki gerçek sorunları. MDTO'nun mesajı da bu noktada önem kazanıyor: Türkiye, teknolojiyi ithal ederken hukuku geriden getirmemeli. Yeni nesil limanlar yalnızca daha hızlı değil; daha güvenli, daha yeşil, daha akıllı ve hukuken daha öngörülebilir olmak zorunda.

Haberin Devamı

DENİZDE GÜÇ, SADECE GEMİ SAYISI DEĞİL

DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel'in ortaya koyduğu perspektif de yeni dönemin denizcilik anlayışını tarif ediyor. Limanlar artık yalnızca beton, vinç ve rıhtımdan ibaret değil. Onlar; hukukun, teknolojinin, çevrenin, güvenliğin, ticaretin ve uluslararası diplomasinin kesiştiği merkezler. Bu nedenle Türkiye'nin denizcilik politikası da yalnızca filo büyüklüğü üzerinden değil, liman kapasitesi, lojistik bağlantılar, deniz güvenliği, çevre politikası, dijitalleşme ve hukuk altyapısıyla birlikte ele alınmak zorunda. Türkiye'nin deniz mekânsal planlama ve deniz koruma alanlarına yönelik attığı adımlar da bu yeni anlayışın parçaları olarak öne çıkıyor.s

Haberin Devamı

LİMAN DİPLOMASİSİ

Mersin'deki uluslararası panelin bir başka dikkat çekici boyutu ise liman diplomasisi oldu. Malezya, Singapur ve Panama gibi deniz ticaretinde kritik konumda bulunan ülkelerin temsilcileri, limanların yalnızca ekonomik değil, diplomatik güç merkezleri olduğunu ortaya koydu.Malakka Boğazı... Singapur... Panama Kanalı... Bu örneklerin tamamı aynı gerçeği gösteriyor: Deniz ticaret yollarını yöneten ülkeler, küresel ekonominin karar mekanizmalarında da ağırlık kazanıyor. Türkiye'nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'deki konumu ise Ankara açısından büyük bir stratejik avantaj yaratıyor. Ancak avantajın güce dönüşmesi için limanların, deniz yollarının ve lojistik koridorların birlikte düşünülmesi gerekiyor.

Haberin Devamı

YENİ CEPHE: YEŞİL VE AKILLI LİMANLAR

Denizcilik dünyasının geleceğinde bir başka büyük yarış da başladı: YEŞİL LİMAN YARIŞI

Metanol, hidrojen ve amonyak gibi yeni nesil yakıtlar liman altyapılarını değiştiriyor. Yapay zekâ operasyonları dönüştürüyor. Blockchain ticaret belgelerini yeniden şekillendiriyor. Otonom gemiler klasik denizcilik hukukunu zorluyor. Bu dönüşüm karşısında Türkiye'nin önünde iki seçenek bulunuyor: Ya dönüşümü takip edecek ya da dönüşümün gerisinde kalacak. Mersin'deki buluşmanın ortaya koyduğu vizyon ise Türkiye'nin ikinci seçeneği kabul etmemesi gerektiğini gösteriyor.

STRATEJİK ÇAĞRI

Sempozyumun en güçlü sonucu belki de burada ortaya çıkıyor. Türkiye'nin denizciliği artık parçalı başlıklarla değil, bütüncül bir milli stratejiyle ele alınmalı. Limanlar... Tersaneler... Deniz güvenliği... Lojistik... Enerji... Çevre... Dijitalleşme... Deniz hukuku... Uluslararası ticaret koridorları... Hepsi aynı stratejinin parçaları. MDTO'nun Mersin'de ortaya koyduğu yaklaşım, bu açıdan yalnızca sektörel bir talep değil, Türkiye'nin denizci bir ülke olarak geleceğine ilişkin stratejik bir çağrı niteliği taşıyor.