Gülnihal'den muhteşem gece

18 Mayıs'ta yalnızca bir konser izlemedik, dinlemedik... Adeta musikinin zarafetle yoğrulmuş ruhuna tanıklık ettik. Salonun her köşesine yayılan nağmeler, kimi zaman bir hatırayı canlandırdı, kimi zaman kalplerde derin bir sızıya, kimi zaman da tarifsiz bir gurura dönüştü.

Gülnihal Musiki Derneği'nin sahnelediği o özel gece, sanatın insan ruhunu nasıl yücelttiğinin en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

ŞEF İHSAN SERİNTÜRK YÖNETİMİNDE SANAT DOLU BİR GECE

Gecenin mimarı olan şef İhsan Serintürk, yalnızca bir orkestrayı yönetmedi; yılların birikimini, emeğini ve musikîye duyduğu derin aşkı sahneye taşıdı. Her eser onun zarif dokunuşuyla adeta yeniden hayat buldu. Disiplini sanatla, ciddiyeti duyguyla buluşturan yönetimi sayesinde gece boyunca sahnede kusursuz bir ahenk hâkimdi. Bir şefin yalnızca notaları değil, gönülleri de yönettiğini bir kez daha gördük.

SERMİN SERİNTÜRK GÖNÜLLERE DOKUNDU

Gecenin bir diğer zarif yıldızı Sermin Serintürk ise samimi sunumu, içten yorumları ve gönüllere işleyen sesiyle geceye bambaşka bir renk kattı. Seslendirdiği Aşk ne Zaman Kalbe Girer Bilinmez ile bazen bir bahar akşamı kadar huzurlu, bazen de eski bir İstanbul hatırası kadar derindi. Sahnede taşıdığı zarafet ve sanatçı duruşu, dinleyen herkesi etkisi altına aldı.
SANATIN VE MİLLİ RUHUN BULUŞTUĞU MUSİKİ ŞÖLENİ

Haberin Devamı

Elbette böylesine güçlü bir gecenin ardında büyük bir saz heyetinin emeği vardı. Başta Mehmet Çamlı ve Erdinç Karakaya olmak üzere tüm saz sanatçıları, icralarıyla konserin ruhunu besledi. Her nota yerli yerinde, her geçiş ince bir ustalığın ürünüydü. Musikiye duydukları saygı, enstrümanlarından yükselen her tınıda hissediliyordu. Geceye udu ve sesiyle katkı sunan Fatma Dilber Sevda Yüklü Kervanlar ile, Cem Boğa Zulmetle Ayrılık Bestesi Yapan ile, Erdinç Karakaya'nın keman resitali eşliğinde Kemancı'yı seslendiren Meltem Tokkuzun, Saçların Tarımar Gözlerinde Nem ile Savaş Kavakbaşı ve tüm koro yalnızca sesleriyle değil, sahnedeki duruşu, uyumu ve şıklığıyla da büyük alkış aldı. Birlikte söylemenin ruhunu en güzel şekilde yansıtan topluluk, izleyenlere adeta estetik bir musiki şöleni sundu. Giyimlerindeki zarafet ve sahnedeki disiplin, sanatın ciddiyetine duydukları saygının sessiz ama güçlü bir göstergesiydi.