Adana Büyükşehir Belediyesi ile AOSB örnek bir iş birliğine imza attı.
Bazı imzalar vardır; rakamlardan, yatırımlardan, protokollerden ibaret değildir. Satır aralarında bir şehrin karakterini, vicdanını ve insanlığını anlatır. Adana Organize Sanayi Bölgesi ile Adana Büyükşehir Belediyesi arasında sahipsiz hayvanların korunması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik imzalanan iş birliği protokolü de tam olarak böyle bir adımdır. Çünkü mesele yalnızca sokakta yaşayan hayvanlar değildir. Mesele, güçsüz olana nasıl davrandığımızdır.
PATİLİ DOSTLAR VE BİR KENTİN VİCDANI
Adana Organize Sanayi Bölgesi ile Adana Büyükşehir Belediyesi arasında sahipsiz hayvanların korunması, tedavi edilmesi ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik imzalanan iş birliği protokolü de böyle bir anlam taşıyor. Çünkü bu kez masadaki konu ne bir yatırım ne bir ihale ne de ekonomik bir proje... Bu kez söz konusu olan, aynı sokakları paylaştığımız can dostlarımızın yaşam hakkı. Bir kentin gerçek kimliği, en güçlülerine sunduğu imkânlarla değil; en savunmasızlarına gösterdiği şefkatle ortaya çıkar.
Bugün sokaklarda yaşam mücadelesi veren binlerce can dost, aslında toplum olarak hepimize bir soru soruyor: "Bu şehirde bana da yer var mı" Kimi zaman bir park köşesinde susuzluğa direnen, kimi zaman trafikte ölümle burun buruna yaşayan, kimi zaman da bir parça sevgi için insanlara yaklaşan bu sessiz canlılar, yaşamın bize emanet ettiği en masum varlıklar arasında yer alıyor. Onlar konuşamıyor olabilir; ancak açlıklarıyla, korkularıyla ve umut dolu bakışlarıyla çok şey anlatıyorlar.
KENTLER BÜYÜYOR
Beton yükseliyor, yollar uzuyor, fabrikalar çoğalıyor. Ancak şehirleri yaşanabilir kılan şey yalnızca ekonomik kalkınma değildir. Bir kentin ruhu vardır. O ruh; komşulukta, dayanışmada, paylaşmada ve yaşam hakkına duyulan saygıda saklıdır. Eğer bir şehirde insanlar kadar hayvanlar da huzur içinde yaşayabiliyorsa, işte o zaman gerçek anlamda gelişmiş bir kentten söz edilebilir. Bugün sokaklarda karşılaştığımız can dostlarımızın çoğu aslında insan eliyle oluşan bir sorunun mağdurudur. Bir zamanlar sahiplenilip sonra terk edilenler, kontrolsüz üremenin sonucunda dünyaya gelenler ya da yaşam alanları daraltıldığı için hayatta kalmaya çalışanlar... Onlar bu kentin misafiri değil; sakinidir. Aynı yağmurun altında ıslanıyor, aynı güneşin altında nefes alıyor, aynı gecenin karanlığında güvenli bir köşe arıyorlar.
Haberin DevamıBu nedenle sahipsiz hayvanlar konusunda atılan her adım, yalnızca bir hayvan hakları meselesi değil; aynı zamanda bir insanlık meselesidir. Çünkü merhamet, bölünebilen bir duygu değildir. İnsan için isteyen, hayvan için de ister. Yaşam hakkını savunan, bunu tüm canlılar için savunur.
ŞEFKAT BÖLÜNMEZ, PAYLAŞTIKÇA BÜYÜR
Can dostlar meselesi, yalnızca hayvanları koruma meselesi değildir. Bu, aynı zamanda insan kalabilme meselesidir. Çünkü merhamet, insanın karakterini ortaya koyan en güçlü değerdir. Bir yavru köpeğin yaşam hakkını savunan yürek, bir çocuğun geleceğine de sahip çıkar. Bir kedinin aç kalmasına kayıtsız kalmayan vicdan, insanın acısına da duyarsızlaşmaz. Şefkat bölünmez; aksine paylaşıldıkça büyür.
Haberin DevamıBu nedenle Adana'da atılan bu ortak adım, yalnızca sokak hayvanlarının bakım ve tedavi süreçlerine katkı sunacak bir çalışma olarak görülmemelidir. Bu iş birliği, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, ortak sorumluluğun ve kent kültürünün önemli bir göstergesidir. Çünkü şehirler sadece binalardan oluşmaz; onları yaşanabilir kılan şey, insanıyla, doğasıyla ve tüm canlılarıyla kurduğu dengedir.
Can dostlarımız bu kentin misafiri değil, sakinleridir. Aynı yağmur altında ıslanıyor, aynı güneşin altında nefes alıyor, aynı gecenin karanlığında güvenli bir köşe arıyorlar. Onların yaşam hakkını korumak, aslında yaşadığımız şehrin ruhunu korumaktır.
BİR KENTİN VİCDANI
Haberin DevamıBir toplumun medeniyet seviyesi, en çok da kendini savunamayanlara gösterdiği merhametle ölçülür. Çocuklara, yaşlılara, engellilere ve sesini duyuramayan tüm canlılara karşı sergilenen tutum, aslında o toplumun aynasıdır. Sokakta yaşam mücadelesi veren bir canlının gözlerindeki korkuya kayıtsız kalabilen bir vicdan, zamanla insanın acısına da yabancılaşır.

25