ATB Başkanı Şahin Bilgiç, gazetemize yaptığı özel açıklamada: "Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve üretim potansiyeliyle tarımda dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi için üretimin mutlaka planlı bir anlayışla yürütülmesi gerekmektedir." dedi.
"GIDA GÜVENLİĞİ, MİLLİ GÜVENLİĞİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR"
Tarım yalnızca toprağa tohum atıp hasat yapmak değildir. Tarım; bir ülkenin gıda güvenliğini sağlayan, ekonomik istikrarını destekleyen, sanayisine hammadde sunan ve stratejik bağımsızlığını güçlendiren en temel sektörlerden biridir. Bugün dünyada yaşanan gelişmeler, iklim değişikliği, savaşlar ve küresel ticarette yaşanan kırılmalar, tarımın artık milli güvenlik kadar önemli bir alan olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, Hürriyet Gazetesi Bölge Temsilcisi Erdal Fernergiz'e yaptığı özel değerlendirmede, Türkiye'nin tarımsal geleceğinin üretim planlamasıyla şekilleneceğini belirterek, "Tarım artık sadece çiftçinin meselesi değildir. Tarım; ekonominin, sanayinin, ihracatın ve en önemlisi gıda güvenliğinin temelidir." dedi.
Haberin Devamı"PLANSIZ ÜRETİM, HERKESİ KAYBETTİRİR"
Plansız üretim; bir yıl ürün fazlalığı nedeniyle fiyatların düşmesine, ertesi yıl ise arz açığı nedeniyle hem üreticinin hem tüketicinin mağdur olmasına neden olmaktadır. Oysa üretim planlaması sayesinde hangi bölgede hangi ürünün ne kadar üretileceği bilimsel veriler ışığında belirlenebilir, kaynaklar daha verimli kullanılabilir ve hem üretici hem sanayici hem de tüketici kazanır.
Dünyada yaşanan iklim krizi, küresel salgınlar, savaşlar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, tarımın artık sadece bir üretim sektörü olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bugün güçlü ülkeler, tarımını planlayan, gıda arzını güvence altına alan ve üreticisini koruyan ülkelerdir.
DOĞRU PLANLAMA ŞART
Üretim planlamasının hem üretici hem de tüketici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bilgiç, plansız üretimin zaman zaman ürün fazlalığına, zaman zaman ise arz yetersizliğine yol açtığını söyledi.
"Doğru planlama sayesinde hangi bölgede hangi ürünün ne kadar üretileceği bilimsel veriler ışığında belirlenebilir. Böylece hem üreticimiz emeğinin karşılığını alır hem sanayimiz hammadde sıkıntısı yaşamaz hem de tüketici istikrarlı fiyatlarla gıdaya ulaşabilir. Planlı üretim, ülke ekonomisinin de en önemli güvencelerinden biridir."
Haberin Devamı"TARIM, TÜRKİYE'NİN STRATEJİK GÜCÜDÜR"
Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesinin korunmasının milli bir mesele olduğuna dikkat çeken Bilgiç, "Bugün özellikle ayçiçeği, mısır, soya ve buğday gibi stratejik ürünlerde üretimimizin güçlü olması yalnızca çiftçimizin kazancı açısından değil; bitkisel yağdan yem sanayisine, un sektöründen gıda sanayisine kadar birçok alanın sürdürülebilirliği açısından da büyük önem taşımaktadır. Güçlü bir tarım, güçlü bir sanayinin de temelidir. Güçlü tarım olmadan güçlü sanayi, güçlü sanayi olmadan da güçlü ekonomi mümkün değildir."
"SUYU KORUYAN, GELECEĞİ KORUR"
Bunun yanında su yönetimi artık tarımın en kritik başlıklarından biri haline gelmiştir. Su kaynaklarımızı bilinçli kullanmadan geleceğin tarımını inşa etmemiz mümkün değildir. Modern sulama sistemleri, kapalı devre basınçlı sulama yatırımları ve akıllı sulama teknolojileri ülkemizin rekabet gücünü doğrudan etkileyecek unsurlar arasında yer almaktadır. Suyu koruyan üretim modeli, geleceği koruyan üretim modelidir.
Haberin Devamıİklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğini de belirten Bilgiç, su kaynaklarının verimli kullanılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Kapalı devre basınçlı sulama sistemleri, modern sulama yatırımları ve akıllı tarım teknolojileri ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Tarımda rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur, suyu ne kadar doğru yönettiğimiz olacaktır." dedi.
"LİSANSLI DEPOCULUK ÜRETİCİYİ GÜÇLENDİRİYOR"
Lisanslı depoculuk sisteminin üreticiye önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Bilgiç, güvenli depolama, kalite standartlarının korunması ve Elektronik Ürün Senedi sistemi sayesinde üreticinin finansmana daha kolay ulaşabildiğini söyledi.
Haberin Devamı"Ürününü hemen satmak zorunda kalmayan üretici, piyasa şartlarını daha sağlıklı değerlendirebiliyor. Bu sistem hem üreticiyi hem de tarım ticaretini güçlendiren önemli bir yapı oluşturuyor."

10