Adana'nın güneşini alnında taşıyan bir adam düşünün. Ellerinde nasır, gözlerinde umut, yüreğinde sevda. Adı: Süleyman Onatça. İşte bu adam hayatından süzdüğü tecrübeleri kaleme aldığı bir kitap yazdı o kitap aslında mürekkep ile değil, alın teri ile yazıldı. Adı "Çapa Zamanı."
Çapa…
Pamuk tarlasındaki demirden alet değil sadece.
Çaba demekti.
Emek demekti.
Toprağa eğilmek,
ama kaderine dik durmak demekti.
Çapa zamanı…
Toprağın kabuğunu kırma vakti.
İnsanın içindeki korkuyu söküp atma vakti.
Yazmaktan çekinenlerin kaleme sarılma vakti.
2025 YILININ YAZARI SEÇİLDİ
Adana iş dünyasının tanınan isimlerinden Süleyman Onatça, hayatından süzdüğü tecrübeleri kaleme aldığı "Çapa Zamanı" adlı kitabıyla 2025 Yılının Yazarı seçildi. Adana Şair Yazarlar Platformu'nun 98 üyesinin oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda Onatça'ya Platform Başkanı Mahmut Reyhanioğlu ve Hürriyet Gazetesi Bölge Temsilcisi Erdal Fernergiz tarafından Plaket ve Onur Belgesi takdim edildi. Ödül töreni, TOYATA Tesisleri Sevim Onatça Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Törene platform üyeleri, yazarlar, şairler ve davetliler katıldı.
"BU ESER GENÇLER İÇİN BİR YOL HARİTASI"
Platform Başkanı Mahmut Reyhanioğlu, yaptığı konuşmada "Çapa Zamanı"nın özellikle genç kuşaklar için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirterek, "Keşke geçmiş kuşaklar da yaşadıklarını yazsaydı. Süleyman Onatça bunu yaparak önemli bir boşluğu doldurdu. Bu kitabın lise öğrencilerine ders kitabı olarak okutulması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
"ADANA İÇİN ÇİVİ ÇAKANA ÜÇ ADIM ATARIZ"
Törende söz alan Hürriyet Gazetesi Bölge Temsilcisi Erdal Fernergiz ise 55 yıllık gazetecilik hayatına atıfta bulunarak, "Bu memleket için bir çivi çakanın yanına üç adım atarız. Süleyman Onatça, Adana'nın bir markasıdır. Eseriyle anılan bir isim haline gelmiştir" dedi.
"HERKESİN BİR HİKAYESİ VARDIR"
Ödül öncesi konuşmasında duygusal anlar yaşayan Süleyman Onatça, "Yazar değilim…" diye başladı söze. "Yazarım demek haddime değil…" gibi mütevazı ifadeleriyle dikkat çekti. "Yazar değilim ve nereden başlayacağımı bilmiyordum" diyen Onatça, herkesin anlatılması gereken bir hikâyesi olduğunu vurguladı.

17