Bi' susun isterseniz!

Millîlerimizin başlama düdüğüyle birlikte sahanın her zerresinde hissedilen Dünya Kupası iştahı, Romanya'yı kendi sahasına hapsetti. Elbette futbol sadece istemekle değil, o isteği doğru anahtarla birleştirmekle sonuç veriyor. Romanya'nın, 0-0'lık skor sanki kendisine yetecek bir boksör gibi tamamen gardını alarak beklemesi ve olağanüstü bir savunma disipliniyle alan kapatması bizi biraz zorlamadı değil. Geniş alan seven Barış Alper ve Kerem, bu dar koridorlarda etkisiz kaldı. Merkezden sızmanın imkânsızlaştığı anlarda, sol kanat yeni rota olarak öne çıktı. Ferdi'nin bindirmeleri ve önündeki Kenan Yıldız ile kurduğu dinamik ortaklık, Romanya duvarındaki ilk çatlakların habercisiydi.

Geometri hocası Arda

Hücumdaki tıkanıklığa rağmen savunma güvenliğinin sekteye uğramaması, İsmail'in ön alandaki "yok edici" baskısı sayesindeydi. Samet'in hatasız ve öz güvenli oyunuyla hiç sırıtmaması bir yana, geri dörtlü için bir sigorta görevini başarıyla üstlenmesi de takdire şayandı. 55. dakikada Arda, bir geometri hocası edasıyla kürsüde ders verir gibiydi. Herkesin kalabalık içinde kaybolduğunu sandığı anda, sadece onun görebileceği bir koridordan topu Ferdi Kadıoğlu'nun önüne bırakıverdi. Bu pas sadece Rumen duvarını yıkmakla kalmadı, zorlu geceyi galibiyetle taçlandırdı. Yani sabır ve deha birleşince kilit açıldı.

Klavye teknik direktörleri

Maçın teknik detayları bir yana, saha dışındaki gürültüye de bir parantez açmak şart. Montella üzerinden yürütülen o bitmek bilmeyen "Neden o değil de bu" tartışmaları artık kabak tadı vermeye başladı. "Şu oyuncu davet edilmeliydi, bu oyuncunun ne işi var" diye klavye başında teknik direktörlük yapanların sesi, sahadaki gerçeği bastıramıyor. "Orkun 11'de oynamalıydı" diyenlerden, "Samet'le maça çıkılır mı" diye burun kıvıranlara kadar herkesin bir reçetesi var. Hatta işi o kadar ileri götürenler oldu ki; 1. Lig'de oynayan 35 yaşındaki forvet Eren Tozlu'nun millî takıma seçilmesi gerektiğini savunanları, "Hoca'nın Ümit Akdağ'dan haberi bile yok" diye ahkâm kesenleri bu gözler okudu, kulaklar hayretle duydu. Tek bir tavsiyem var: Bi' susun isterseniz. Çünkü bu takım, sizin boş teneke gürültülerinizin arasında kendi rotasını çoktan çizmiş durumda. Dünya Kupası'na gidiyoruz, farkında mısınız