"Atletico Madrid'e karşı ne olmasını istemem" diye düşünsem, "Maçın hemen başında gol yemek" derim. Fizik kalitesi her zaman üst düzey olan Simeone takımlarına karşı geride kalırsanız, inanılmaz mücadele etmeniz lazım.
Böyle yaptı Galatasaray. Savaştı, sonuna kadar koşup, çalıştı ve temaslı oyundan kaçınmadı. Sane ve Sallai yapımı bir atakta Llorente'nin kendi kalesine attığı golle beraberliği sağladı Galatasaray. Şampiyonlar Ligi'nin en zorlu ekiplerinden biri olan Atletico Madrid karşısında muhteşem taraftar desteği ile ilk yarı başa baş bir oyun izledik.
Atletico Madrid ikinci yarının başlamasıyla birlikte Galatasaray yarı sahasına yerleşti. Hücumun bütün prensiplerini yerine getirmeye başlamışlardı. Kanat atakları, şut girişimleri ve duvar pası denemeleriyle gole bir an önce kavuşmak istiyorlardı. Atletico Madrid gibi kompakt takımlara karşı önce iyi savunma sonra ani atakları yapmak çok önemli.
61. dakikadan sonra oyundaki resim değişti. Galatasaray, Atletico Madrid yarı sahasına yerleşmeye başladı. Çabuk ve iyi top dağıtımı başlamıştı. Barış Alper çok çalıştı, çabaladı bir de ilk devre yakaladığı net pozisyonda golü atsa gecenin kahramanı olabilirdi.

28