Yıldız farkıyla...

Alanyaspor içeride dışarıda standart bir futbol oynayan, izlerken keyif veren bir takım. Dün Galatasaray'a karşı da sıfır kompleksle başladılar. Sanki karşılarında Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalma başarısı gösteren, Juventus'u eleyen bir takım değil de kendi standartlarında bir rakip varmış gibi cesurdular.

Her alanda baskı yaparak Galatasaray'ı hataya zorladılar. Kaptıkları topları olumlu kullandılar, çok iyi hücum organizasyonları geliştirdiler. Alanya'nın bu etkili oyununun kısa sürede normale döneceğini düşünüyordum ama öyle olmadı.

İlk 45 dakikanın tamamında bunu uyguladılar. Buna karşılık ligimizin lideri, en geniş ve yıldızlarla dolu kadroya sahip takımı Galatasaray da temkinliydi. Okan Buruk savunma ve orta sahayı kalabalık tutmak adına Osimhen'i ileride tek başına bırakmıştı.

Toplu hücumlarda orta sahanın ön bölgesinden Sara ve Sane de Alanya kalesini tehdit etmeye çalışıyordu. Ama buna rağmen, ofsayt nedeniyle iptal edilen gol dışında Galatasaray'ın çok etkili olamadığını gördük.

Alanya savunmasını hızlı ve doğru paslarla bertaraf ettikleri o pozisyonun sonunda gelen gol, ofsayt nedeniyle iptal edilse de atak şeması derslikti. Elbette ilk 45 dakikanın en unutulmaz anlarından biri de Alanyaspor'un Hwang Ui-jo ile Uğurcan'ı avlamaya çalıştığı şuttu.

Orta sahanın gerisinden kaleye müthiş bir güdümlü füze gönderdi. Son anda parmaklarıyla topa dokunup direğe çarpmasını sağlayan Uğurcan'ın becerisini de tebrik etmeli. Yoksa Galatasaray geri düşüyordu.

İlk yarının uzatma dakikalarında Boey'nin golü de maçın bir başka unutulmaz anlarındandı. Boey, asıl işi gol atmak olmamasına rağmen bu işin aslında çok da zor olmadığını kanıtladı. Doğru yere, doğru vuruşu yaparak Galatasaray'ın soyunma odasına galip gitmesini sağladı.