Ya kovulmasaydı!

İlk yarının ilk 5 dakikasında Graz etkiliydi. 6'ncı dakikadaki Fenerbahçe atağından sonra rüzgâr tersine döndü ve 90 dakika genelde bu atmosferde geçti.

Talisca'nın penaltısıyla da fiilen bitti. dakikadaki atak gol olmadı ama yine de Fenerbahçe'nin gücünü, kalitesini ve hatayı affetmeyecek potansiyelde olduğunu gösterdi. Sırf Kerem'in yanlış tercihi yüzünden gol kaçtı.

Şimdi burada Kerem kardeşime bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Duygusal bir insan olduğunu ve sahiplenme güdüsüyle hareket ettiğini biliyorum. Ama burası Fenerbahçe; duygusal seçimler değil, akılcı çözümler tercih edilmeli.

O pozisyonda 3'e 2 yakalamışsın. Solunda Talisca, sağında Greenwood var. Daha müsait olan Talisca. Üstelik topu önüne yuvarlasan soluyla çok rahat ağlara gönderecek. Ama sen daha zor pozisyondaki Greenwood'u tercih ediyorsun.

İlk maçta gol atmış, yeni gelmiş bir oyuncu. Bu maçta da atarsa aidiyet duygusu yükselecek, o yüzden onu sahiplenme duygusuyla hareket ediyorsun. Ama futbolda skor tabelası önemlidir. İlk yarı golsüz bitti ama daha net fırsatlar yakalayan Fenerbahçe'ydi.

Evet, tabelada üstünlük yazmıyordu belki ama mentalite olarak üstünlüğünü ve tura olan inancını ortaya koydu. Rakibin inancı ise aynı oranda sarsıldı. Kim ne derse desin, İsmail Hoca Fenerbahçe'yi toparlamış. Ne olduğunu, ne oynadığını ve ne yaptığını bilen bir takım var.

Savunma, kanatlar, orta saha gayet pozitif oynuyor. Eminim forvet transferinden sonra da hücum bölgesindeki etkinlik artacak. İsmail Hoca'nın dokunuşunun takıma bu kadar olumlu etki ettiğini görünce insan ister istemez düşünüyor.