Kısmetsizbahçe

Galatasaray, Konya'da kaybedince öyle bir rüzgâr esmeye başladı ki hayret edersin. Sanki Fenerbahçe, Kasımpaşa maçını hiç oynamadan kazanmış gibi...

Hatta lider olacak, şampiyon olacak gibi bir hava... Oysa Galatasaray'ı yenen Konyaspor da tıpkı Kasımpaşa gibi düşme potasında... Yani bu ligde kimin kimi yeneceği belli olmaz. Eğer azıcık işi gevşetirsen gözünün yaşına bakmazlar.

Dün maç başladığında gördük ki Fenerbahçe hâlâ N. Forest yenilgisine takılıp kalmış. Üstelik bir de Kasımpaşa'yı çantada keklik gören bir atmosfer hâkim. Oysa Kasımpaşa can derdinde. Maça ön alanda agresif bir baskıyla başlayınca Fenerbahçe uzun süre bocaladı.

Üstelik Diabate ile yakalanan yüzde yüz gollük pozisyonda Ederson kurtarmasa, soyunma odasına önde gideceklerdi. Fenerbahçe biraz oyunda dengeyi kurar gibi oldu; Çağlar sakatlandı, ardından Oosterwolde. Skriniar zaten 1,5 ay yok.

Takımda stoper kalmadı, iyi mi! Zaten forvet de yok. Eee, bu takım nasıl şampiyon olacak! Fenerbahçe'nin bu kadro planlamasını ve transfer politikasını belirleyenler de uygulayanlar da kusurludur.

Fenerbahçe'de herkes üç bölgede üç oyuncuya bel bağlamış durumda: Stoperde Skriniar, orta sahada Asensio, hücumda Talisca... Koskoca sezon; sakatlık var, hastalık var, ceza var.

Bunlardan biri olmayınca takımın dengesinin nasıl bozulduğunu dün bir kez daha gördük. Stoperde 35 yaşındaki Kante'den medet umacak duruma geldin.

Fenerbahçe sağlık ekibi, adale sakatlığı yaşayan iki oyuncuya nasıl oynaması için izin verdi; bu da ayrı bir tartışma konusu. Takım gol atıyor, eyvallah; ama bir o kadar da yiyor. Tedesco bilmeli ki savunması problemli olan takım, maç kazansa da sezonu kazanamaz.