Kartal dokunuşu...

Şampiyonlar Ligi ikinci ön eleme turunun ilk maçıyla sezonu açıyoruz. Haydi hayırlısı. Maç öncesi basın toplantısında İsmail Kartal, rakibi analiz ettiklerini ve ne oynayacağını bildiklerini söyledi. Kolay olmayacağını da vurguladı.

Bizim için ise durum tamamen meçhul... Nitekim maç başladığında da gördük ki Polonya takımına gol atmak, en az 'Gornik Zabrze' ismini söylemek kadar zor.

Yeni sezonun ve yeni hocanın ilk resmi maçında, İsmail Kartal inandığı ve güvendiği isimlerden vazgeçmedi. Onun döneminde performansı tavan yapan ancak ayrıldıktan sonra adeta bir kenara atılan İrfan Can Kahveci ve Fred ilk 11'deydi.

Yine Oosterwolde'yi stoperden sola çekmişti. Ayrıca çoğu zaman yedek kalan Semedo'ya da inanmış ve 11'e koymuştu. Forvetsiz diyebileceğimiz sistemin, gole en yakın ayağı ise Kerem ve Talisca'ydı.

Yine İsmail Hoca'nın şans verdiği Bertuğ Elmaz da sürpriz golcü olarak ceza sahası ve çevresine sızıp iyi fırsatlar buldu ancak bunları verimli kullanamadı.

İkinci yarıda direkten dönen şutu ise şanssızlıktı. Geçen sezon tüm eleştirilere rağmen Fenerbahçe'nin skor gücünü sırtlayan oyunculardan Talisca ise sert Gornik Zabrze savunmasını duran topla delmeyi başardı.

Ben Talisca'nın bu sezon İsmail Kartal yönetiminde altın sezonunu yaşayacağını düşünüyorum. Soyunma odasına mağlup giden Polonya temsilcisinin ikinci yarıda risk alacağını düşünüyordum ama öyle olmadı.

Bu devre de ilk yarının kopyası gibiydi. Ancak Fenerbahçe daha net fırsatlar yakaladı. İsmail Kartal ile takımda görülen en önemli değişikliklerden biri dün bana göre doğru ön alan baskısıydı.