Roma maçından sonra yaşananlar belli ki herkesi germiş ve motivasyonunu bozmuş. Gaziantep karşısında daha derli toplu bir takım beklerken, Roma maçına göre zihinsel olarak gergin ve stresli bir takım gördük.
Yüzde yüz gollük pozisyonlarda yapılan hatalar, bu psikolojinin en derin izlerini taşıyordu. Koskoca ilk 45 dakikada tek bir isabetli şut atan Fenerbahçe vardı. Sahaya çıkan ilk 11'e bakınca doğrusu şaşırdım.
Roma maçının en iyilerinden olan Vedat kulübede, Lukaku ilk 11'de. Yetmemiş Mert Müldür arka arkaya ikinci defa ilk 11'de.
Fenerbahçe'de bir futbol aklından bahsediliyor. Bu aklın ne olduğunu ve kimler tarafından verildiğini merak ediyorum.
Bu 'Akıl' mı, 'Akılsızlık' mı anlamakta zorluk çekiyorum. Bu takım ‑smail Kartal'ın takımı mı, yoksa futbol aklının takımı mı!
Takımın Şampiyonlar Ligi ön elemesindeki gollerini atan ve 18 yıl sonra bu ligde mücadele etmesinde başrol oynayan Talisca'nın gönderilmesini de bu futbol aklı mı emretti.
Yani Talisca'ya kadar gönderilecek oyuncu yok muydu En yüksek maliyetli oyuncu o muydu Bütün Fenerbahçeliler bu soruların cevabını merak ediyor.
Madem Semedo'yu kulübede oturtacaktınız, onu gönderseydiniz diye de sormak geliyor içimden. Eğer futbol aklı böyleyse, adamın aklını alırlar....
Semedo'yu oynatmayan futbol aklı, Şampiyonlar Ligi'ne takımı sokanı satıyorsa bu gerçekten akıl mı akılsızlık mı sormak lazım. Gaziantep orta sahadan, kanatlardan, her yerden geliyor. Fenerbahçe, Roma'ya karşı bile bu kadar pasif kalmamıştı.

14