Fenerbahçe topu sevmiyor

Fenerbahçe'nin fikstürü kolaymış. Keşke olmasa. Fenerbahçe zaten puan kayıplarını "kolay" dediği maçlarda yaşıyor.

Küme düşmeye aday Kasımpaşa geçen hafta Kadıköy'den puan çıkardı. Hem de öyle bir puan ki son dakika gelen golle hem 2 puan kaybettirdi hem de moral açıdan büyük çöküş yaşattı. Antalyaspor maçından önce Domenico Tedesco'nun hastalanmasını anlıyorum.

Bu takım adamı hasta eder zaten. Dün Antalya deplasmanında maç golsüz giderken 3 tane net pozisyonun var. Hele ikisi kaçırmak atmaktan zor.

Top, Kerem Aktürkoğlu gibi sprinter bir oyuncunun önüne düşüyor. İki Antalyalı da geride kalmış. Topu kaleye doğru sürse golü yapacak; Antalyalılar müdahale etse penaltı ya da kırmızı kart olacak. Ama ne yaptı Kerem uzaktan kalecinin üzerine vurdu.

Belli ki topu sürüp götürecek özgüveni ve enerjisi yok. Diğer pozisyon ondan daha kolaydı; kaleye vurmak yerine auta attı. Soyunma odasına 3-1 galip gitmesi gerekirken 1-0 mağlup gidiyor. Antalyaspor yarım pozisyondan gol atıyor. Elbette başlangıç kadrosu konusunda hocayı, teknik ekibi eleştirebilirsiniz.

Ama ben bu konuyu çok da geçerli bir mazeret olarak görmüyorum. Antalyaspor karşısında, bu kadar kritik bir dönemde kim görev alırsa alsın o maçı kazanacak enerjiyi ve hırsı sahaya koymalı. Transfer döneminde forvetsiz oynayan Fenerbahçe'nin her maçta golleri sıralaması belli ki Tedesco'yu da yanılttı.

"Bu takım forvetsiz de nasılsa gol atıyor" düşüncesiyle eldeki golcüler gönderildi, yerine kimse alınmadı. Ama dün gördük ki Fenerbahçe bu konudaki eksikliği çok hissediyor. Emin olun Paul Onuachu gibi bir golcü Fenerbahçe'de olsa ligi açık ara kazanır.