Elbette "fark" eder

Fenerbahçe zor günlerden geçiyor. Üst üste gelen puan kayıpları, Avrupa'ya veda, Domenico Tedesco'nun hastalığı...

Buna rağmen hedefler için hâlâ umut var. Ama umudu besleyecek enerji lazım. İşte o enerjiyi verecek maçlardan biri Gaziantep'te. Ziraat Türkiye Kupası'nda yola devam etmek için Fenerbahçe'nin kazanmaya ihtiyacı var.

Gaziantep elbette kolay rakip değil. Burak Yılmaz'la bu sezon çok iyi işler çıkardılar. Yine de Fenerbahçe'nin deplasmanlarda daha rahat ve stressiz olması, galibiyet için ihtiyaç duyduğu en önemli etken.

Maçtan önce yaşanan elektrik arızası ve 1 saatlik gecikmeye rağmen Fenerbahçe motivasyonundan bir şey kaybetmedi. Maça çok iyi başladı. Zaman zaman etkili olup iyi pozisyonlar buldu. Ancak baştan da belirttiğim gibi takımın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.

Top bir türlü kaleye girmiyor. Levent'in uzaktan harika bir şutu var ki Gaziantep kalecisi son anda parmaklarıyla dokunuyor ve top üst direkten geri geliyor. Fenerbahçe ilk defa bu sezon ilk 45 dakikayı bu kadar etkili oynuyor.

Sürekli duran toplardan pozisyon buluyor ve bunların birinde de Musaba, bütün şanssızlığa inat topu kaleye atmayı başarıyor. Daha önceki yazılarımda da vurgulamıştım. Elindeki forvetleri satıp ikinci yarıda şampiyonluk yarışı için forvetsiz bir takımla yola çıkmak büyük riskti.

Fenerbahçe bu hatalı transfer politikasının sancılarını çekiyor. Rakip kalede baskı kurduğu zaman pozisyon bulsa da gol becerisi o derece yüksek değil. İkinci yarıda Fenerbahçe, rakibin risk alıp üzerine geleceğini biliyordu.