Bu kafayla olmaz

Şampiyonlar Ligi'nde oynamak başka, Şampiyonlar Ligi'ndeki futbolcular gibi oynamak başka... Bizim 'Yıldızlarımız' havaalanı yıldızı...

Havada yıldız, parada yıldız, karada yıldız ama sahaya gelince işler değişiyor. İsmail Kartal maçtan önce konuşuyor, "Bir oyun planımız var. Ama farklı bir yere giderse ona göre de planlarımız var." Eeee ilk yarı 3-0 olunca işleyecek tek plan maç bittikten sonra ilk uçakla Türkiye'ye dönme planıdır.

Son dönemde "Rotasyon" diye bir saçmalık başladı. Eğer rotasyon yapacaksan, onu ligde yapacaksın. Şampiyonlar Ligi bir ülke futbolunun, bir takımın hit noktasıdır. Zirvesidir...

Orada en iyi takımını çıkartacaksın, orada terinin son damlasına kadar savaşacaksın, yıldızsan da orada parlayacaksın.

Türkiye'de gazoz maçlarında hat-trick yapar, gol yağdırır, kendinizi kandırırsınız. Aston Villa yenilmeyecek takım değil.

Dün 45 dakika sonunda soyunma odasına 3-0 geride girdik. Maçtaki pozisyonlara bak senin de 3 gol atabilecek pozisyonun var ama tabelada koskocaman bir "Sıfır" var.

Mesela Kante, Asensio, Lukaku... Böyle maçlarda oynamak için gelmediler mi. Birinde zorlanma, birinde darlanma, birinde dinlenme problemi varmış!

Orta sahada kaptırdığın iki basit toptan, 2 gol yedin. Eminim Kante olsa bu hatalar yapılmazdı.

İrfan Can'ı 10 numara oynatıyorsun ama stoper mi, bek mi oynuyor belli değil. Yıllardır Belçika, Hollanda, Norveç gibi ülkelerin takımları bize Şampiyonlar Ligi'nde fazla harcama yapmadan da doğru takım yapılanmasıyla başarılı olunabileceğinin örneklerini sunuyor.