17 yıldır Şampiyonlar Ligi'nde oynamaya hasret Fenerbahçe, Lyon ile 180 dakikalık çetin bir mücadeleye çıkıyor. Ancak önce evdeki 90 dakikayı halletmesi gerekiyor. Tribünler müthiş, taraftar rakibi baskı altına alacak her türlü aksiyonu gösteriyor.
Ama gel gör ki sahadaki takımı Fransızlar ninni söyleye söyleye uyutuyor. Ben futbolcu arkadaşlarımın daha birinci dakikadan tribünde yazan "Burası Kadıköy, buradan çıkış yok" mesajını rakibe vermesini bekliyorum.
Ama nerede, top çeviren, kanat akınları deneyen ve bunu yaparken de çok ağır ve yumuşak davranan bir Fenerbahçe var. Hâliyle Lyon savunması da bu girişimleri savuşturmakta fazla zorluk çekmiyor.
Fenerbahçe'nin kurduğu yalancı baskının ne kadar kısır ve gole gitmekten uzak olduğunu, ilk isabetli şutu 35'inci dakikada atmamızdan anlayabilirsiniz.
Onun da ne kadar şut olduğu tartışılır. Kaleyi tuttu o kadar. Sonra yenilen evlere şenlik bir gol var. Ortayı yapan da bomboş, kafayı vuran da öyle...
Şampiyonlar Ligi eşiğinde adamlara böyle ikramda bulunursan, onlar da affetmez. İşte 40'ıncı dakikada gelen bu golden sonra ancak anladı Fenerbahçe, pabucun pahalı olduğunu.
İlk dakikada oynamaları gereken futbolu, ilk yarının son 5 dakikasında oynamaya başladılar, fırsatlar da buldular ama soyunma odasına 0-1'lik tabelayla gitmekten kurtulamadılar. Neyse ki ikinci yarının hemen başında Greenwood, bütün özel yeteneklerini ortaya koydu, zoru başardı ve golü attı.

28