Hafta içi Şampiyonlar Ligi'nde Sporting Lizbon deplasmanından ağır bir yenilgi alan ve moralsiz dönen Galatasaray'ı, Kocaelispor'a karşı da zor bir mücadele bekliyordu.
Osimhen'in yokluğunda Galatasaray'ın özellikle hücumda zorlandığını, gol üretiminde de yetersiz kaldığını daha önce birçok kez gördük.
Okan Buruk dün Kocaelispor karşısında bu eksikliği Deniz Gül'le doldurmayı planladı. Deniz Gül çok genç bir oyuncu. Dün filelere giden bir kafa vuruşu, kalecinin kontrolündeki topa müdahale ettiği gerekçesiyle gol olarak değerlendirilmedi.
Ama ben onun mücadelesini beğendim ve milli takım için gelecekte önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum. Güçlü fi ziğine ve çabukluğuna kuşkusuz tecrübe kazandıkça gol yollarındaki etkinliğini artıracaktır.
Dün direkten dönen pozisyonda bir golcünün sahip olması gereken tüm özellikleri sergiledi. Tek şanssızlığı topun direğe takılmasıydı. Galatasaray'da dün ilk 11'de başlayan bir diğer oyuncu da Leao'ydu. Sansasyonel bir transfer olan Portekizli, dün kalitesini ve oyunu okumadaki ustalığını gösterdi.
Ancak takımla uyumlu olmadığını da gözlemledik. İlk yarının son anlarında iki kez burun buruna gelmesine rağmen vuruş tekniği açısından bir golcü ustalığına sahip değildi.
Biz onun bu konuda da etkili olduğunu biliyoruz ama dün biraz heyecanlı ve acemiydi. Galatasaray'da dün benim gözüme en çok batan sağ kanattaki uyumsuzluktu. Barış ve Sallai ikilisi ataklarda hiç anlaşamadı.
Sallai birkaç kez Barış'a topu verip boşa kaçmasına rağmen, takım arkadaşından destek göremedi. Barış'ın form düşüklüğünü yadırgadım. Dünya Kupası'ndan beri bir türlü kendini toparlayamadı. Dün Kocaeli karşısında da eski Barış'tan eser yoktu.

17