Rafael Leao tribünde, Batrakov kulübede... Kadrosunu yeni yıldızlarla takviye eden Galatasaray'ın sahadaki 11'i geçen yılın aynısı. Üstelik Sane kulübede, son anda sakatlanan kaleci Uğurcan Çakır da kenarda.
Göztepe sert ve fizik gücü yüksek takım. Öyle kolay pabuç bırakacak gibi değil. Kalesini iyi savunuyor, Osimhen sıkı markaj altında nefes alamıyor. Geçiş hücumları da tehlikeli.
Özellikle ilk yarıda geçiş hücumlarında Janderson, Efkan ve Henrique'den oluşan hücum hattı Miroshi ile desteklenince tehlikeli olmayı başardı.
Abdülkerim ve Davison'un bu hücumlar karşısında zaman zaman çaresiz kaldığını gördük. Nitekim Miroshi'nin golüyle de konuk takım öne geçti. Evinde 36 maçtır yenilmeyen Galatasaray'ın bu golden sonra toparlandığını ve daha hızlı hücum organizasyonları yaptığını gördük.
Ama Göztepe savunmasının koruma kalkanı oluşturduğu Osimhen bir türlü topla buluşamadı. Bu pozisyon kısırlığında imdada yetişen duran top ve onu kullanan Sallai oldu.
Öyle ki Davison'un göğsüne çarpan top beraberlik sayısı olarak Göztepe filelerine gitti. Özellikle ilk yarıda topla yüzde 72 oynayan Galatasaray'ın hücum verimliliği ise felaketti. 8 şut atıp 3 isabet kaydedebildiler.
Buna karşılık topla yüzde 28 oynayan konuk Göztepe 5'te 4 isabet sağladı. Son anda sakatlanan Jankat'ın bu bölümde yaptığı 2 önemli kurtarış, Galatasaray'ın belki de soyunma odasına yenik gitmesini engelledi.
Eminim Galatasaraylılar da "İyi ki kaleye Jankat geçti" diye aklından geçirmiştir. İkinci yarıya Batrakov değişikliğiyle başlayan Galatasaray'ın yüksek enerjisi, tribünleri de ateşledi. Osimhen'in üst üste iki gol denemesinde Göztepe kalecisi Luka başarılıydı.

26