Elbette Şampiyonlar Ligi'nde kolay maç yok. Ancak Slavia Prag maçı göreceli olarak Fenerbahçe'nin oynayacağı 8 karşılaşma içinde kazanma olasılığı en yüksek eşleşme gibi duruyor.
Gerçi LASK maçı da var ama o Shakhtar maçı deplasman olduğu için nispeten Prag'a göre daha zor olacağını düşünüyorum.
Haliyle, Roma'dan alınan 1 puanın üzerine 3 puan koymak ve Galatasaray derbisine yüksek moralle çıkmak için bundan daha iyi fırsat olamaz.
İsmail Kartal her ne kadar "Alanya maçında taraftara kendimizi affettireceğiz" dese de Aston Villa'da yaşanan hezimetin affı ancak bu maçla olur.
Bu düşünceyle Kadıköy'de sahaya çıkan Fenerbahçe, golleri de üst üste sıralayınca, "Acaba yediğimizden fazlası mı geliyor" diye umutlanmadık değil.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Oğuz Aydın'ın golü harikaydı. Bir de yan ağlara çarpan benzer şutu var, o da gol olsa yakışırdı. Fenerbahçe'de futbol oynayan adam topa en azından Oğuz kadar vurmalı.
Daha sonra Guendouzi ve Semedo'nun iki şutu var ki insana "Bunlar nasıl Portekiz ve Fransa milli takımlarında oynayabildi" dedirtiyor.
Yani şu topu tribünlere dikmek yerine yerden vurun, rakipten dönsün. En azından savunmayı geçemedi diye avunuruz. Sonra Oğuz'a nazire yaparcasına Greenwood'dan gelen bir ikinci gol var ki sağıyla düzeltip soluyla vuruşu ve topun ağlara gidişi tribünleri mest etti.
Daha 11. dakikada 2 gol gelince tam rahatlayacaktık ki Guendouzi'nin "Fenerbahçe'ye rahat yok" dercesine rakibin önüne yuvarladığı ve onun da kaleye gönderdiği gol geldi.

13