Roma, İtalya Ligi'nde 3 maçta 3 galibiyetle lider. 10 gol atıp, sadece bir gol yediler. Buna karşılık Fenerbahçe, Süper Lig'de 4 maçta 2 yenilgiyle 9'uncu, sadece yediği 6 golden, 2 tane fazla atmış.
Elbette istatistikler Şampiyonlar Ligi için bir ölçü değil ama kantarın topuzunun rakipten yana ağır bastığını söylemek de yanlış olmaz.
Nitekim Fenerbahçe de oyuna temkinli başladı. 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne dönmek ve taraftarının önünde başlamak önemliydi.
1 puanın bile çok değeri vardı. Bu yüzden İsmail Kartal özellikle ilk yarıda topu Roma'ya bırakıp, kontrayı düşünmüştü.
Bunda da zaman zaman başarılı oldu. Kerem Aktürkoğlu ve Mason Greenwood'un çıkışlarıyla Roma kalesini tehdit etsek de yine bitirici noktalardaki hatalar, tabelayı değiştirmemizi engelledi.
Maçın en ilginç ikili mücadelelerinden biri Vedat Muriqi ile N'Dicka arasındaki 'Karakucak Güreşleri'ydi... Zira rakip; futbolla alakası olmayan, hatta güreşte bile faul sayılacak müdahalelerle Vedat'ı defalarca yere indirdi ancak nedense İspanyol hakem Gil Manzano sarı kart gösterme konusunda çok cimri davrandı.
Roma maçta baskın taraf gibi dursa da Dybala'nın, Kerem'in kaptırdığı topta attığı şut dışında tehlikeli atağı yoktu. Ancak 39'da bireysel yetenekleriyle tabelayı değiştirmeyi başardılar.
Malen'in getirdiği ve Fenerbahçe savunmasının 'Aman bir şey olmaz' modunda yumuşak davrandığı pozisyonda çıkarttığı topu Cristante, Ederson'un sağından ağlara yolladı.

16