Ve Perde...

Galatasaray-Antalyaspor karşısında perde kapanmasın diye özellikle ilk yarı uğraşsa da Türkiye'de düşecek son takım hariç, neredeyse her şey belirlendi ve perde kapandı. Beklenilenin aksine draması yüksek bir final oldu. 7 puanlık farktan, şampiyonluğun son hafta belirlenmesine doğru gidiyorduk fakat ikinci yarı şampiyon gibi oynayan Galatasaray, psikolojik olarak uzun zaman önce tamamlanan ligi, matematiksel olarak da bitirmiş oldu. Eminim taraftardan çok oyuncular daha mutludur, çünkü gerçek anlamda depolarında ne kaldıysa, cumartesi günü harcadılar ve tatile çıkmayı hak ettiler. Çok fazla ders, soru ve cevap barından son haftalarla ve Okan Buruk'un başardıklarına uzun uzun değindim. Oralara çok girmeden, Okan Buruk'u iletişim anlamında sürekli eleştiren biri olarak, şampiyonluk sonrası açıklamaları ve mesajları konusunda da tebrik etmek gerektiğini söylemem lazım. Hemen bir sonraki yıl için hedefi koyması, çok mütevazi açıklamaları ile şahane bir liderlik gösteriyor. Sadece bir cümle ile serzenişini dile getirdi, o da bence çok yerindeydi. Şampiyonluk sonrası konusunda bir başka iletişim ve organizasyon sınavı verecek olan yönetimi de medyada çıkan haberlere bakarsak, kutlamalar sonrası tebrik edeceğiz gibi gözüküyor. Yenikapı yerine statta, tamamen oyunculara odaklanarak, sahada sadece emeği olanların yer alacağı bir kutlamadan bahsediliyor. Geçen seneki Yenikapı rezaletini toparlamak en az şampiyonluk kadar önemli demeyeceğim ama değerli. Galatarasay'ı Dünya Kupası senesinde güzel bir yaz bekliyor, doymuşluk arttı, yaşlar ilerledi, takıma revizyonlar şart. Geçen hafta dediğim gibi, birilerinde doymuşluk varsa, sofradan kaldırmak lazım.

Onurlu Bitiriş

Kulüpte neredeyse teknik ve idari anlamda kimse kalmamışken, Fenerbahçe oyuncu grubu, onurlu bir şekilde sezonu tamamlıyor. Oyuncu anlamında Ederson, Edson gibi krizler yaşayan bir oyuncu grubunun ne olursa olsun işini yapması ve 9 Mayıs akşamı 21:35'e kadar şampiyonluk yarışında kalmak, gelecek sene için oyuncu grubu adına değerlidir. Artık Fenerbahçe'nin bir önceki yılın hesabını keserek yeni sezona girmek yerine, bir önceki yılın kazanımlarına sarılarak bir sonraki sezona hazırlanmalı. Önünde bunu yapmak için bir seçim mevcut. Seçimin sonucu ne olursa olsun, mantalite mağduriyet üzerinden değil, hakimiyet üzerinden kurgulanmalıdır. Bir naçizane fikrim de şampiyonluk hasreti çok anlaşılabilir ama Şampiyonlar Ligi'ne kalmak, Eylül ayında müthiş bir özgüven ve senenin devamına yayılacak bir motivasyon ortaya çıkaracaktır, önemsizleştirilmemelidir, mesajlarda, iletişim de dolayısıyla camianın gündeminde olmalıdır.

Şiddetlenen Fırtına

Ülkenin kuzeydoğusundan Türk futboluna doğru şiddetlenerek gelen bir fırtına var ve eğer taşlar yerinden oynatılmazsa, en geç 3 sene içerisinde Trabzonspor şampiyonluğu göreceğimizi düşünüyorum. Fatih Tekke ve scouting departmanına güvenen Trabzonspor yönetimi, bu iki unsurdan vazgeçmediği takdirde, Trabzonspor'un formu yükselerek devam edecektir. Bu sene başarısız bir tablosu olmadığı gibi kupayı da alarak finali yapma ihtimali olan tek büyük takım. Belki ikincilik olabilirdi ama sene sonunu getirmenin ne kadar zor olduğunu her takımdan gördük. Şehir ve camia kenetlenip, takıma ve teknik heyete özgüven verirse her şey mümkün...