Bu hafta sonu malum Galatasaray kazanıp, Fenerbahçe ve Beşiktaş puan kaybedince, sosyal medyada fazlasıyla iki takımın da yarışa havlu attığı yönünde paylaşımlar yapıldı. Bunların çoğunun bir anlamı olmasa da genel kamuoyunda Galatasaray'ın bu sene çok kolay şampiyon olacağı yönünde bir algı iyice oluştu. Buna kesinlikle katılmamakla birlikte, Trabzonspor'a da ayıp yapıldığını ve hafife alındığını düşünüyorum, oraya Thomas Reis üzerinden geleceğiz. Öncelikle daha Kasım'a yeni girdik, yoğun maç temposunun birikimini yaşayacağımız Aralık, Ocak, Şubat aylarına daha var. Avrupa'nın yükü ağırlaştıkça lige de yansıması mutlaka olacaktır. Bu sadece Galatasaray için geçerli değil tabi ki ancak Fenerbahçe'nin hoca değişimi ile mutlaka bir ivme alacağı kesinken, Beşiktaş'ın oynadığı oyun, puanları kaybetse bile ortadayken, Trabzonspor tarihinin en iyi başlangıç rekorunu kırmış, ligi bilen bir Thomas Reis ile kafaya takmış bir Salah'ın neler yapabileceği ortadayken, daha bu köprüaltından çok sular akar, o köprüaltı deresi de taşar. Galatasaray'ın Osimhen uzun süreli sakatlanmadığı sürece sezon sonu şampiyon olma ihtimali rakiplerinden daha yüksektir ancak oynanacak derbiler, Avrupa'da yapılacak maçlar, takviye için fırsat bir transfer dönemi ve eskisinden çok daha zorlu bir lig var.
Haftanın İletişim Tahtası
Galatasaray'da iyisiyle kötüsüyle yaşanan her şey, herkesin önünde, tüm kamuoyunun önünde yaşanmaya devam ediyor. Yönetim kurulunda bu denli yaşanan bir tartışmanın, aynı gün içerisinde, her detayıyla ortaya çıkması bence Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu isimlerinin akıbetinin, istifasının da önünde bir konudur. Transfer döneminde de benzer süreçler yaşandı, her anlamda gizli kalması gereken bilgiler anında medyaya düşüyor. İletişim ve süreç
12