Öncelikle, teşekkürler Galatasaray. Şampiyonlar Ligi'nde sonu dün ne kadar acı biterse bitsin, güzel bir sezonu geride bırakan Okan hocayı, teknik ekibi ve oyuncuları kutlamak lazım. Düzenli olarak buralarda oynamak, bu sınavlara çıkmak, bu dersleri almak da çok değerli. Deplasmanlarda yaşanan, gece ile gündüz kadar fark, bir derstir.
Haberin Devamı ›10.dakika Osimhen'i kaybetmek, bunu da bütün yarı tabiri caizse yok saymak, bunlar da ders. İkinci yarı her şey yeniden başlarken, fena da başlamayıp, 10 dakika içinde 3 golle dağılmak da bir ders. Juventus ve Liverpool deplasmanlarına baktığımızda, orta sahadaki agresyona ve sertliğe deplasmanlarda hiç cevap verilemedi. Fiziken amiyane tabirle dayak yedi Galatasaray. Şunu da söylemek lazım, hakem de buna çanak tuttu. Marciniak'ın sakat olması, yerine geçen, bu seviye için yetersiz bir hakemin Anfield'da düdükleri böyle çalması gayet doğal. Liverpool'da sertliği sürekli arttırdı. Bu da bu seviyelerin içinde olan şeyler.
Daha sert, daha sinmeyen bir takım seneye şart. Maalesef seviyemizin henüz buralar için tam yeterli olmadığını anladık ama seneye tekrar deneyip, çeyrek finalin Sporting'i olmamak için bir sebep yok. Bardağın dolu tarafını kaybetmeden, boşluklarla doldurulursa, çok sağlam bir Avrupa tecrübesi kazandı Galatasaray.
Haberin Devamı ›Can sıkacak bir şey yok, kovulmak üzere olan bir teknik adam ve sezonun onur gurur maçı haline getimiş bir oyuncu grubu, maç da Anfield'da olunca, bu seviyede dün yaşanan normal hale geliyor. Ekitike, Wirtz, Szobozslai….bütün kalite setlerini sahaya yansıttılar. Maçın başında en önemli silahını da kaybedince, sonuç kaçınılmaz hale geldi.

3